HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU > 1 - Genel Hükümler > - Görev, Yetki ve Yargı Yeri Belirlenmesi > - Görevsizlik veya Yetkisizlik Kararı Üzerine Yapılacak İşlemler ve Yargı Yeri Belirlenmesi > Madde 20 - Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler
Madde Listesi Madde 20 - Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler
Davacı vekilinin davayı, sigortacının merkezinin bulunduğu İstanbul mahkemesinde açtığı gözetilerek yetki itirazının reddi gerektiği- Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacının bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğu-
Muvazaaya (BK. mad. 18'e) dayalı davada aile mahkemesince verilen görevsizlik kararı davalı vekiline tebligat zarfı üzerinde davacı vekili olarak ..... yazılı olmasına rağmen olarak kalemde, kimin tarafından tebliğ edildiği belli olmayan ve dosyada taraf olmayan vekaleti de bulunmayan kişi imzasına tebliğ edilerek kesinleştirmiş ve asliye hukuk mahkemesine gönderilmişse de, davacı vekili olarak yetkisiz vekile yapılan tebligat, Tebligat Kanunun 23 ve 41. maddelerine aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğundan davacı vekilinin dilekçesi doğrultusunda kararı öğrendiği tarih geçerli kabul edilerek ve aynı tarihte dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini de talep etmesi nedeniyle dosyanın görevli nöbetçi asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği; mahkemece "görevsizlik kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde dilekçe vererek talepte bulunmadıkları anlaşıldığından davanın HMK'nun 20/1 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına" karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
İstanbul Tüketici Mahkemesince verilen yetkisizlik kararı gerçek anlamda yetkisizlik kararı olmayıp HSYK'nın kararına göre İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesinin açılması sebebiyle gönderme kararı niteliğinde olduğundan, HMK'nın 20. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal sürenin uygulama yeri bulunmadığı ve anılan süre geçtikten sonra başvuru yapılmış olsa bile gönderilen mahkemenin davaya bakmakla yükümlü olduğu-
İhalenin feshine ilişkin şikayet, görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesince veya mahkemece evrak üzerinde inceleme yapılarak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verileceği, bu kararların kesin olduğu-
Davacının verdiği dilekçe ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiği, bu talebin HMK.nun 20 maddesine göre süresinde olduğu, bu nedenle mahkemece “kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmediği” gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacı vekili tarafından; idare mahkemesininde açılan ve yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle verilen görevsizlik kararı üzerine HMK 20. maddesinde belirtilen iki haftalık süre içerisinde usulüne uygun bir şekilde, adli yargıya başvurulmamışsa da, bu dava -TBK'nın 158. maddesinde belirtilen- altmış günlük süre içerisinde açıldığından, mahkemece; eldeki davanın idare mahkemesinde açılan dava tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin korunduğunun kabulü gerektiği- Makine kırılması poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin davada, davacının halefiyet kuralı çerçevesinde 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına rağmen, hatalı gerekçe ile 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulmasının isabetsiz olduğu- Davacının eldeki adli yargıda harç yatırarak açtığı dava tarihi TBK m.158'de öngörülen 60 günlük süre içerisinde olup zamanaşımı süresi dolmadığından, mahkemece, zamanaşımı def'isinin reddi ile, işin esasına girilmesi gerektiği-
İhalenin feshine ilişkin şikayet, görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, mahkemece evrak üzerinde inceleme ile başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verileceği, bu kararların kesin olduğu (İİK. mad. 134/4), iki hafta içinde dosyanın görevli/yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde, kamu düzenine ilişkin HMK. mad. 20 uyarınca re'sen davanın açılmamış sayılmasına ve esasa girilmemesi nedeniyle de para cezasına yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
Alacaklının, HMK.'nun 20/1. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süreden sonra dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi isteminde bulunması halinde, mahkemece, re'sen takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun, alacaklının süresinde yetkili icra dairesine gönderme talebinde bulunmadığından takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesine ilişkin talebinin, gönderme kararı üzerine borçluya icra emri gönderen icra dairesinin bulunduğu yer icra mahkemesi olduğu-
İstanbul Tüketici Mahkemesince verilen yetkisizlik kararı gerçek anlamda yetkisizlik kararı olmayıp HSYK'nın kararına göre İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesinin açılması sebebiyle gönderme kararı niteliğinde olduğundan, HMK'nın 20. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal sürenin uygulama yeri bulunmadığı ve anılan süre geçtikten sonra başvuru yapılmış olsa bile gönderilen mahkemenin davaya bakmakla yükümlü olduğu-