Alacaklının, borçlu gemiye verdiği kurtarma hizmeti karşılığında, geminin ihtiyaten haczini talep ettiği, mahkemece, kurtarma ücreti alacağı nedeniyle alacaklının hapis hakkını haiz bulunduğu ve bu nedenle de ihtiyati haciz talebinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilse de, rehin ve/veya hapis hakkı ile geminin ihtiyaten haczi farklı haklar olup, alacaklının bu hakları kullanmakta tercih hakkının bulunduğu, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) tercihini açıkca ihtiyati hacizden yana kullanmış olduğundan, alacaklının bu talebi doğrultusunda karar verileceği-
6 ayı aşkın süredir verilen liman hizmetlerinin karşılığında karşı tarafça hiçbir ödeme yapılmaması nedeniyle doğan alacaklar ve muhtemel zararlar için ihtiyati haciz talepli davada, talep doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği-
Menfi tespit davası sırasında borcun ödenmesi nedeniyle istirdat davasına dönüşen alacak için karar kesinleşmeden ihtiyati haciz talep edilemeyeceği-
Taşınmazları aynına ve kişisel durumlara ilişkin ilamlar dışındaki ilamların kesinleşmeden önce icraya konulmasının mümkün olduğu, ihtiyati hacze dayanak ilamın para alacağına ilişkin olması nedeniyle kesinleşmeden icraya konulabileceği-
İstem konusu kredi sözleşmesinin kefilinin istem sahibi banka lehine verdiği ipotek nedeniyle diğer kefiller yönünden talep edilen ihtiyati haciz isteminin reddi doğru olmadığı gibi, bu kefilin verdiği ipoteğin kefaletini teminen verilip verilmediği araştırılmadan bu kefil yönünden de istemin reddinin doğru olmadığı-
İİK'nın 167. maddesi uyarınca alacak rehin ile temin edilse bile kambiyo senedi hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceği, "dava konusu senedin teminat senedi olduğuna" ilişkin itiraz eden tarafından yazılı delil sunulmadığı, İİK 257/1. madde uyarınca senedin vadesinin geldiği ve İİK 257/2. madde uyarınca mallarının kaçırılması ya da borçlunun kaçması şartının aranmasına gerek olmadığı, gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi gerekeceği- Bu davanın değişik iş dosyası olup, itiraz eden tarafından alacaklı aleyhine açılan esas defterine kayıtlı alacak davası niteliğinde olmadığı-
İhtiyati haciz isteyen alacaklının, borçlu şirket tarafından keşide edilen çeke şirket yetkilisinin aval verdiğini iddia ettiği ve aval veren yönünden de ihtiyati haciz kararı verilmesini istediği, davacının bu istemine yönelik olarak da bir değerlendirme yapılması gerekirken, hiçbir gerekçe göstermeden istemin reddinin doğru olmadığı-
İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz birbirinden tamamen farklı olduğu, ihtiyati tedbir isteminin aynı zamanda ihtiyati haciz istemini de kapsadığından söz edilemeyeceği- İhtiyati haciz isteği bulunmamasına rağmen, ihtiyati haciz kararı verilmesi olanağının bulunmadığı- Davacının " böbreğinin gereksiz yere alındığı"na ilişkin iddialarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden, tarafların kusur ve sorumluluk oranları ile varsa zarar miktarlarının henüz belirlenmediği anlaşıldığından, İİK.'nın 257. maddesindeki şartların henüz gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği-
Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen kişi tarafından verildiği anlaşılan senetlerin vadelerinin talep tarihi itibariyle dolduğundan, ihtiyati haczi isteminin kabulüne karar verileceği-
Kredi sözleşmesinin 11. maddesinde "kredi taksitlerinin herhangi birinin vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi halinde herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın, gayri nakdi kredi bedellerinin bankaya depo edilmesinin banka tarafından istenebileceği" düzenlenmiş ve borçlu kefilin de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul ettiği- Bu itibarla mahkemece, gayri nakdi krediler yönünden "ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmesinin doğru görülmediği-
