Kefalet edilen borcun, alacaklısı yönünden amme alacağı niteliği taşıdığının kefil tarafından, kefalet sırasında bilinmekte olduğunun; yani anılan şirket yetkilisinin, temsil ve ilzama yetkili olduğu şirketin bir amme alacağına kefil olduğunu bilerek 14.02.2001 tarihli kefalet senedini imzaladığının açıkça anlaşıldığı-
Satışa konu mal üzerinde birden fazla alacaklının haczi bulunduğundan ve satış bedeli bütün alacaklıların alacağını karşılamadığından sıra cetveli düzenlenmesinin gerekeceği-
«Davalı alacaklının alacağının gerçekte mevcut olmadığının» (muvazaalı olduğunun) ileri sürülmesi halinde, alacağın esasına yönelik bir itirazın varlığının kabulü gerekeceği—
Sıra cetveline itiraz dilekçesinde davalının alacağının esasına ve/veya miktarına itiraz edilmiş olması halinde uyuşmazlığın genel mahkemede çözümlenmesi gerekeceği—
Sıra cetveline itiraz dilekçesinde «başka alacaklıların hem alacağının esas ve miktarına» ve hem de «sırasına» itiraz edilmesi halinde, uyuşmazlığın genel mahkemede çözümlenmesi gerekeceği—