Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 29.08.2008 tarih 172/287 Sayılı kararı ile kamulaştırılan taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği, ardından idarece 09.02.2009 gününde kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemiyle dava açıldığı, dolayısıyla birleştirilen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının açılmasına davacı (birleştirilen davanın davalısı) idarenin sebebiyet vermediği gözetilerek, birleştirilen dava için yapılan yargılama giderinin davalı (birleştirilen davanın davacısı) üzerinde bırakılmasına ve birleştirilen davanın davalısı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Davacı ile davalı futbolcu arasında protokole dayalı alacak davasının reddine karar verildiğinden, reddedilen tutar üzerinden, davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi halinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı, bu durumda mahkemece, davalı lehine hükmedilecek nispi vekalet ücretinin tarifeyle belirlenen maktu vekalet ücretini geçemeyeceğinden, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Taraflar arasındaki ihtilafın davacı avukat tarafından takip edilen dosyalarda tarafların sulh olmaları halinde avukatın vekâlet ücretinin hangi meblağ üzerinden hesaplanacağı noktasında olduğu-
Dairemizin uygulamalarına göre, sulh olunan miktar belli değilse mahkemece gerçek sulh olunan miktar araştırılarak bulunacak miktar, sulh olunan miktar tespit edilemezse vekil ile vekil eden arasında varsa yazılı sözleşme hükümleri gereğince, sözleşme yok ise Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi gereğince harcı ödenen dava değeri üzerinden vekâlet ücretinin hesaplanması gerekeceği-
Mahkemece, davalı veterinerin hesabına yatırılan meblağın sulh miktarı olarak kabul edildiği ve bu meblağ üzerinden vekâlet ücretinin hesaplandığı, davacının gerçek sulh olunan miktarın bu meblağ olmadığını, davalı veterinere sağlanan menfaatin harca esas alınan miktar olduğunu ileri sürdüğü, somut olayda davalı veterinerin hesabına gönderilen paranın gerçek sulh miktarı olduğunun kabulüne olanak olmadığı, zira davalıların daha fazlası için anlaşıp bu miktarın bir kısmının hesaba yatırılıp kalan kısmın haricen tahsil edilme olasılığının her zaman mevcut olduğu-
Davalılar arasında davacı avukatın da imzasının bulunduğu bir sulh sözleşmesi bulunmadığına göre eldeki davada gerçek sulh miktarının tespit edildiğinden bahsedilemeyeceği, bu durumda davacı avukat ile vekil edeni arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunmadığına göre vekâlet ücretlerinin Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesine göre belirlenmesi gerekeceği, o halde davacıya ödenecek olan akdi vekâlet ücretinin, iş mahkemesi sıfatıyla açılan dava için harçlandırılmış olan dava değerinin %10’u ile %20’si üzerinden mahkemece takdir edilerek, tespit edilecek bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekeceği, yine, Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesi gereğince davacıya ödenecek hasma yüklenen vekâlet ücretinin hesaplanmasında ise, iş mahkemesi sıfatıyla bakılan dosyada harçlandırılmış olan dava değerinin esas alınması gerekeceği-
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin reddedilen davada vekalet ücretinin ıslah ile arttırılan meblağ üzerinden nisbi olarak belirlenmesi gerektiği-
Davacının, yenilenen ücret sözleşmeleri ile davalı Belediyenin avukatı olarak görev yaptığı, sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmelere göre davacının dava konusu ettiği 13 dava dosyasında karşı tarafa yüklenen vekalet ücretinin %70'ini kazandığı anlaşıldığından, bilirkişi raporlarında belirlenen karşı yan vekalet ücretleri toplamının %70'ine hükmedilmesi gerekeceği-
Davacı avukatın davalı şirketin vekalet ücretinin ödenmediğinden bahisle vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesi talep ettiği, somut uyuşmazlıkta davalı şirketin, tüketici vasfı taşımaması, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikte olmadığından, taraflardan birinin tüzel kişilik olması, o davanın ticaret mahkemelerinde görülmesini gerektirmediği, hal böyle olunca taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemeler görevli olduğu, mahkemece, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği-
Taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığına göre davacı avukatın, Av. K. mad. 164/4 uyarınca, davalıdan dava dosyasında harcı yatırılmış değerlerin %10-20’si oranında akdi vekâlet ücreti isteyebileceği- Ödeme savunmasının, yargılamanın her aşamasında dile getirilebileceği- Yapılan tahsilatlardan davacı avukatın alabileceği vekâlet ücreti ve masrafların da hesaplanarak, bu miktarın avukatın uhdesinde tuttuğu tahsilattan fazla olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi kurulundan bilirkişi raporu alınıp, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği-