Almanya'da yaşadığını, davalı A. Kara adına Bakırköy 4. Noterliğinde 26/08/1988 tarih ve 67649 yevmiye sayısı ile düzenlenen sahte vekaletname ile kayden maliki olduğu dava konusu 83 ada 100 parsel sayılı taşınmazın diğer davalılara satıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa taşınmaz bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline-
398 ada 18 parsel sayılı taşınmazdaki 179/873 payını dava dışı Ö.'e satış suretiyle temlik ettiğini, daha sonra sırasıyla Ö.'in dava dışı Gürhan'a, Gürhan'ın da davalı Ö.'e yine satış suretiyle devrettiğini, ehliyetsiz olduğu dönemde hile ile taşınmazın elinden alındığını, davalı ile dava dışı ara maliklerin kötü niyetli olduklarını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline-
Mirasbırakan H. Altın’ın, 1584 ada 30 parsel sayılı taşınmazını 12/05/1999 tarihinde oğlu M.’nın eşi davalı A.’ye muvaazalı olarak satış yolu ile devrettiğini ileri sürerek taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline-
İki taraftan biri dava konusunu bir başkasına temlik ederse, diğer taraf seçimlik hakkını kullanarak, dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltebileceği; dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebileceği (HMK. mad. 125)- Bu usûl kuralının kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerektiği-
Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedelin tazmini isteği-
Satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi-
14. HD. 08.06.2018 T. E: 2015/16805, K: 4513-
Davacıların davalıya ödemeleri gereken borç miktarının saptanması ve son kayıt malikinin 4721 sayılı TMK'nun 1023. maddesi kapsamında iyiniyetli olup olmadığının belirlenmesi açısından dinlenen taraf tanıkları yeniden dinlenerek açıklığa kavuşturulması, bu inceleme yapılırken davalının son kayıt maliki ile birlikte iş yaptığı beyanının da değerlendirilmesi, son kayıt malikinin iyiniyetli olmadığı saptanır ise 6098 sayılı TBK'nun 97. maddesi uyarınca davacıların ödemesi gereken borç miktarının mahkeme veznesine depo edilmesi için davacılara süre verilmesi, depo edildiği takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Taşınmazlarda Devletin tapu sicilini tutması, hak ve işlem güvenliğinin sağlanabilmesinin bir güvencesi niteliğinde olup sistemin tam olarak yerine getirilmesi, tapu siciline duyulan güvenin sürekliliğine bağlı olduğundan (TMK mad. 1007) kanun koyucu sicilin doğru tutulduğuna güvenenlerin, sicilin yolsuz tutulmasından dolayı uğradıkları zararı Devlet tarafından ödeneceği ilkesini düzenleyerek güveni sağlayacağı- Davacı şirketin dava konusu taşınmazın bir kısmını 1990 yılında satın aldığı, ancak taşınmazın satın alındığı tarihte tapuda taşınmazın orman olduğunu gösterir nitelikte herhangi bir şerh ve kısıtlama bulunmadığı gibi, resmî işlemin yapıldığı sırada taşınmazın orman niteliğinde bulunduğu yönünde davacı şirket yetkilisine bir bilginin de verilmediği- Hukuksal dayanağını kusursuz sorumluluktan alan ve kusura değil tehlike prensibine dayanan davada, TM. mad. 1007 uyarınca, davacının zararından davalı Maliye Hazinesinin sorumluluğunun bulunduğu açık olup davacı şirketin zararının tespit edilerek ödenmesi gerekeceği-
Davalılar arasında akrabalık ilişkisinin bulunup bulunmadığının saptanması, toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği-
