Mal rejiminin tasfiyesine-
8. HD. 22.03.2016 T. E: 2015/15891, K: 5279-
Davacı taraf talebini bu şekilde somutlaştırdığı ve mahkemece diğer ziynet eşyaları yönünden talep bulunmadığı halde; talebe konu olmayan ziynetlerin katkı hesabına dahil edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalı tarafın terzilik yaptığı sabit olup; uyuşmazlığın davacının davalı eşin yanında birlikte terzilik işinde çalışıp çalışmadığına ilişkin olduğu- Bu durumun davalının kardeşi ve yengesi olan bir kısım davacı tanıklarının beyanlarında da doğrulandığı, buradan hareketle arsa ve binanın edinilmesinde davacının da çalışması ile katkısının olduğu- Ne var ki; dosya kapsamında eşin taşınmazın edinilmesindeki bu katkının oranını tespite yeterli veri de olmadığı- Bu durumda mahkemece yapılması gereken işin TMK 4. ve TBK 50. maddeleri uyarınca, hukuk ve hakkaniyete uygun bir katkı oranı takdir edilmesi, talep miktarı da gözetilerek bu oranın taşınmazın arsa ve bina dâhil dava tarihi itibariyle tespit edilecek toplam değeri ile çarpımı sonucu bulunacak miktara hükmedilmesi olduğu-
Mal rejiminden kaynaklanan talepler boşanmanın fer'ilerinden olmadığından ayrıca dava konusu edilebileceği-
Değer artış payı alacağı, artık değere katılma alacağı ve mehir alacağı isteği-
Katkı payı ve katılma alacağına ilişkin davada, mahkemece dava konusu 3 tarla ve 1 bağ olmak üzere toplam 4 adet taşınmaz yönünden katılma alacağına hükmedilmiş ise de davalının cevap dilekçesinin ekinde sunduğu taşınmaz listesinde toplam 12 adet taşınmazdan dava konusu olmayan 7 adet taşınmazın satılarak bunlardan elde edilen para ile dava konusu taşınmazların edinildiğini savunduğu, davacı kadının duruşmada "davaya konu edilen taşınmazlar 2002 yılından önce kazanılan para ile alınmıştır ancak evlilik birliği içinde bende çalıştığım için bunlarda katkım vardır." şeklindeki imzalı beyanı ile bu olguyu doğrulayarak dava konusu taşınmazların diğer taşınmazlar satılarak edinildiğini kabul ettiği, ancak mahkemece bu savunma üzerinde yeterince durulmadan sonuca gidildiği anlaşıldığından, mahkemece, davalının cevap dilekçesinin ekinde belirttiği taşınmazların kayıtlarının tapu müdürlüğünden getirtilerek, taşınmazların el değiştirme tarihlerinin yakınlığı, öncelik-sonralık ilişkisi, alım-satım değerleri vs. gözönünde bulundurularak, tarafların gösterdiği tüm delillerle birlikte tartışılıp değerlendirilerek, davalının kişisel malından transfer edilip edilmediğinin araştırılması, gerektiğinde bilirkişiden bu hususlarda ek rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Taşınmazların satımından gelen para ile alınmış olan meskenle ilgili olarak, devredilen dava dışı taşınmazın devir tarihindeki, diğer taşınmazın satın alım tarihindeki sürüm bedelleri ile kooperatifi üyelik hakkının devri tarihindeki ve meskenin alım tarihi itibariyle sürüm değerleri belirlenip bedellerin birbirini karşılayıp karşılamadığının ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiği- Devredilen kök taşınmazların davaya konu taşınmazların bedelinin tamamını karşıladığı tespit edilmesi halinde; kök taşınmazlar yönünden katkı payı araştırması yapılıp, davacının kök taşınmazlardaki katkı oranı tespit edilerek, yapılan bu katkının son olarak alınan talebe konu taşınmazlarda değer artış payı alacağı oluşturacağı göz önüne alınarak hesaplama yaptırılması; bedeller dava konusu taşınmazları kısmen karşılıyor ise kısmen karşılayan kök taşınmazlardan gelen miktarın değer artış payı alacağı oluşturacağı ve taşınmazların edinilmesi için kullanılan kalan miktarın ise aksi iddia ve ispatlanamadığına göre edinilmiş mallardan karşılandığının kabulü ile bu miktar yönünden davacı lehine artık değere katılma alacağı oluşturacağının göz önünde tutulması gerektiği-
Tasfiyeye konu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydı 2011 yılında oluşmuş ise de; taşınmazın taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde 1995 yılında esas olarak davalının emekli ikramiyesinin üzerine davalı tarafından bir miktar para konulması suretiyle kooperatif yoluyla edinildiği anlaşılmış olup, edinilmiş mallara katılma rejiminin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra kooperatife para ödendiğine ilişkin dosyada bir delil mevcut olmadığından, dava konusu taşınmazın tapu kaydının 2011 yılında oluşmuş olmasının edinilmiş mal olduğunu göstermeyeceği- Taşınmazın mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğinin, davalının kişisel malı olduğunun, edinme bedelinin esas olarak davalının gelirinden karşılandığının, davacının az da olsa katkısının bulunduğunun kabulü gerekeceğinden, hakkaniyete göre %50 olarak takdir edilmiş ise de bu katkı oranının fahiş olduğu- Katkı payı alacağı davalarında alacak hesabına esas alınacak taşınmazın değerinin, dava tarihindeki değer olduğu, keşif tarihindeki değerin esas alınmasının isabetsiz olduğu-
Tarafların boşandıktan sonra yeniden evlenmelerinin, ilk evliliklerine ilişkin mal rejiminin tasfiyesine engel teşkil etmeyeceği-
