Tasfiye alacaklısının, ayrık durumlar hariç, ayni hak isteğinde bulunamayacağı; ancak borçlu eş isterse, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava sonuçlanıncaya kadar borcunu ayın olarak ödemeyi kabul edebileceği,  Türk Medeni Kanunu'nun 226/2. (alacaklı eşin tasfiyeye konu paylı malda üstün yararını kanıtlaması) ve 240. maddelerinde (aile konutu veya eşyanın söz konusu olması) tahdidi olarak  bu kuralın istisnalarının belirtilmiş olduğu- Davacının alacak talebi olarak, terditli bir talebi (HMK. mad. 111) bulunmadığı gibi; ıslah yoluylada (HMK. mad. 176 vd.) bu nitelikte bir talep ileri sürülmediğinden ve hakim talepten fazlasına veya başkasına karar veremeyeceğinden (HMK. mad. 26), mahkemece, davacının tapu iptal ve tescil isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken talep olmadığı halde alacağa hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Değer artış payı alacağı isteği-
Artık değere katılma alacağı isteği-
Artık değere katılma alacağı isteği-
8. HD. 19.01.2016 T. E: 2015/18969, K: 496-
Artık değere katılma alacağı isteği-
Mal rejiminin boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erdiği, sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM'nun m.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu- Aile konutu, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu- Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanacağı-
Kredi taksit ödemelerinin, mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş kredi borç miktarının, toplam kredi borcuna oranı bulunduktan sonra, bulunan bu kredi borç oranı ile , dava konusu taşınmaz için mal rejiminin geçerli olduğu dönemde ödenen peşinat miktarının taşınmazın satın alındığı tarihteki oranlaması yapılarak, bu oranın taşınmazın tasfiye tarihindeki (karara en yakın) sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmasıyla bulunacak alacak miktarı belirlenmesi için gerektiğinde yeni bilirkişi incelemesi yaptırılarak gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken; mal rejimin geçerli olduğu dönemde ödenen peşinat ve kredi aidat ödemelerin oranlama yapılmadan 1/2'sine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Davacının değer artış payı ve kişisel mallara ilişkin alacak talepleri hakkında aile mahkemesi görevli olduğu- Mal rejimi eşlerden birinin ölümü sebebiyle sonlanmış ise; dava katılma borçlusu olan ölen eşin davacı dışındaki diğer mirasçılarına karşı açılacağı, mirasçılar arasında ergin olmayan ortak çocuklar varsa oluşan yarar çatışması sebebiyle kendilerine temsil kayyımı atanarak davada temsil edilmesi gerektiği, mirasbırakanın davada yer almayan diğer mirasçılarının zorunlu dava arkadaşı olarak usul ve yasaya uygun biçimde kendilerine dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğinin sağlanması, davaya katıldıkları ve bildirdikleri takdirde delilleri toplanmak suretiyle davaya devam edilmesi gerektiği-
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı olduğu- Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkı olduğu (TMK 236/1.m)- Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek olmadığı- Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerlerinin esas alınacağı- Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen malların onların paylı mülkiyetinde sayılacağı- Bir eşin bütün mallarının, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edileceği (TMK 222. m)-