Evlilik birliğinin sarsılması nedenine ve TMK. m. 166/son hükmüne dayalı olarak açılan boşanma davasında; evliliği temelden sarsan olay, davalı/davacı eşin başka bir kadınla birlikte yaşaması olduğundan ağır kusurlu sayıldığı; bu halin davacı/davalı eşin kişilik haklarına saldırı teşkil edeceği ve ağır yada eşit kusurlu bulunmadığından uygun miktarda maddi ve manevi tazminat isteyebileceği- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek daha az kusurlu taraf olan eş yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdir edilmesinin gerektiği-
Asgari ücret seviyesindeki gelirin kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağını açıklayan HGK 24.12.2014 gün 2013/2-1364 esas ve 2014/1082 sayılı kararı doğrultusunda, asgari ücret seviyesinde gelir elde eden davalı karşı davacı kadın yararına yoksulluk nafakası koşulları gerçekleşmiş olup, elde ettiği gelirin kadını yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı, mahkemece, davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi gereği uygun bir miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekeceği-
Kadın tarafından açılan sonraki tarihli davanın erkek tarafından açılmış olan boşanma dava dosyası üzerinde birleştirilmesine dair verilen karar göz önüne alınarak her iki davanın birlikte görülmesi ve her iki davanın esası hakkında hüküm kurulması gerektiği-
Erkeğin mevsimlik işçi olduğu, Sgk kaydının bulunduğu ve kadının Sgk'dan emekl olduğu, aylık düzenli geliri,ayrıca adına kayıtlı bir adet de aracın bulunduğu durumda tarafların gelirlerinin birbirine denk olduğu ve kadın veyahut erkek lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği-
TMK m. 175 gereğince nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı, tarafların belirlenen ekonomik ve sosyal durumlarına göre kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği-
Erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, kadın lehine manevi tazminata ve kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği-
Kadının, başka bir kişiyle duygusal ilişki içinde olduğu sabit ise ve erkeğin akrabasının, kadına karşı gerçekleştirdiği yaralama eylemine erkeğin sessiz kaldığı görülüyorsa kadının daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği- Erkek, her ne kadar akrabasının kadına karşı gerçekleştirdiği yaralama eylemine sessiz kalmış, bu durumda kadını savunmamışsa da kadının başka kimse ile duygusal ilişki içerisinde olmasının erkeğin haklarına saldırı olduğu-
"Kadının sorumsuz olduğu" vakıasının usulüne uygun bir şekilde ispat edilmememesi halinde bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği- Erkeğin, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sesiz kaldığı sabitse boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerektiği- Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, herhangi bir geliri ve mal varlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği belirginse yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği-
2. HD. 09.06.2020 T. E: 1516, K: 2770-
2. HD. 03.06.2020 T. E: 799, K: 2656-
