Tedbir ve iştirak nafakası yönünden, tefhim edilen kısa karar ve buna uygun yazılan gerekçeli kararın hüküm fıkrası ile gerekçe de çelişki yaratıldığından, mahkemece verilen bu kararın bozulması gerektiği-
Kısa kararda velayeti anneye verilen ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmadığı halde, gerekçeli kararda ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına hükmedilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmasının diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olduğu-
Mahkemece kısa kararda davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm kısmında, davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmamış ve kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır dolayısıyla tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olduğu-
Mahkemece kısa kararda davalı kadının maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm kısmında, davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilerek, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmasının, diğer yönler gözetilmeden tek başına bozma sebebi olduğu-
Davada taraf olmayan 3. kişilerin haklarının ihlal edilmeyeceği- Davada taraf sıfatı bulunmayan dava dışı 3. kişinin haklarının ihlal edilmiş olması halinde, temyiz hakkının bulunduğu- Davaya konu çekin ciro yolu ile hamili olan banka açılan menfi tespit davasında taraf olmadığından çekin iptaline yönelik olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu-
Direnme kararında, davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin farklı olması dikkate alındığında usulüne uygun bir direnme kararı söz konusu olmayıp bozulan ilk karar ile direnme kararı arasında farklılık bulunduğundan yerel mahkemece usulüne uygun direnme hükmü kurulması gerekeceği-
Kısa kararda kadın lehine hükmedilen tazminatlara faiz hükmedilmediği halde, gerekçeli kararda kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata “boşanma kararının kesinleşmesinden başlamak üzere yasal faize" hükmedilmesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmasının, diğer yönler gözetilmeden tek başına bozma sebebi olduğu-
Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olduğunda; mahkemenin, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararını gözeterek yeniden karar vermesi gerektiği-
Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda "İş bu davanın kabulüne, ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin birleşen davasının kısmen kabul kısmen reddine tarafların boşanmalarına" karar verildiği halde, gerekçede birleşen ....... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/23 Esas ve 2015/366 Karar sayılı dosyasında boşanma talebinin reddine karar verildiği belirtilerek gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılmasının, diğer gerekçeler gözetilmeden tek başına bozma sebebi olduğu-
Tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerektiğinden, tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık bulunduğundan diğer yönler incelenmeden tek başına kararın bozulması gerektiği-