Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, eşine şiddet uygulayan, güven sarsıcı davranışlarda bulunan davacı kocanın daha ağır kusurlu bulunduğu- Boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşıldığı ama boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiğinden mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmesi gerektiği ve bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, TMK. mad. 174/1 ve 2. , 186.- 
Almanya'da fiziki şiddet, boşanma sebebi olarak kabul edilip manevi tazminat takdir edildiğine göre, davalı yararına aynı olay nedeniyle Türk Medeni Kanununun 174/2.maddesi gereğince manevi tazminat takdir edilemeyeceği-
Daha önce açılan boşanma davasının reddine karar verildiği, taraflara tebliğ edildiği ancak temyiz edilmediğinden kararın kesinleştiği, böylece TMK.mad. 166/son'daki üç yıllık sürenin dolduğunun dikkate alınması gerektiği-
Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsılmasında bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmediğinden boşanma davasının reddinin gerektiği-
Davalı-davacının eşine fiziki şiddet uyguladığı, son olarak ütüyü fırlattığı bunun sonucu eşinin yüzünde ve kolunda yanıklar oluştuğu; davacı-davalının da kocasına ağır sözlerle hakaret ettiği; gerçekleşen bu olaylara göre, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı-
Boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi gerekeceği-
Evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsılmasında sonucun tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmediğinden boşanma davasının reddinin gerektiği-
Karşılık dava ile kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü ev eşyalarının davacı-karşılık davalı tarafından götürülmesi nedeniyle maddi tazminat isteğinde bulunulmasının boşanmanın eki niteliğinde olmadığı-