Bilirkişi kurulu, yangın nedeniyle davacının ....... TL'yi ............ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep edebileceği kanaatini belirttiği, mahkemece kararın gerekçesinde, hazırlanan bu rapora göre davacının 4 ayrı olaydan dolayı ödediği bedelin davalıdan rücu yolu ile tahsilini talep edebileceğinin anlaşıldığı belirtilmesine rağmen davanın kısmen kabulü şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı, çelişki nedeniyle kararın bozulması gerektiği-
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinin iptali istemiyle icra mahkemesince görülen davada, gerekçeli karar içeriğinin dava konusuyla çelişkili olduğu, infazda tereddüde sebep olacak şekilde gerekçelendirme yapıldığı esasen gerekçenin kamu düzeniyle ilgili olup, gözetilmesi kanun ve hakime yükletilmiş bir ödev olduğundan çelişki ve tereddüt oluşturmayacak şekilde karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, gerekçe ile hüküm çelişkisi içermeyen, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, çelişkili gerekçe ve gerekçe hüküm çelişkisi içeren karar verilmesinin doğru olmadığı-
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlular tarafından takibin dayanağı olan kararın vekalet ücreti yönünden onandığına ilişkin icra emrinde yer alan bildirimin, icar takip tarihinden önce bozularak ortadan kalktığı iddia olunduğu için bu şikayet hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, gerekçe ile hüküm çelişkisi içermeyen, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, çelişkili gerekçe ve gerekçe hüküm çelişkisi içerecek şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı- Mahkemece, davacının yaralanması nedeniyle hesaplanan tazminat miktarından davacıya, davalı ... şirketi tarafından yapılan toplam ödeme miktarının güncellenmiş tutarının mahsup edilmesi daha sonra belirlenen bedel üzerinden hatır indirimi yapılması suretiyle sonuç tazminatın belirlenmesi gerekeceği-
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmadığından, alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulması gerektiği- Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise, icra takibinin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği- Aleyhine açılmış bir dava bulunan şirkete ilişkin karar verilmemesinin hatalı olduğu-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tapu iptâli ve tescil, iki ayrı icra takibinin bir kısmından borçlu olunmadığının tespiti (asıl dava) taleplerine ve (birleşen) arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tapu iptâli ve tescil taleplerine ilişkin dava- Tapu iptâl ve tescil talep edilen taşınmazların değerleri birden fazla bilirkişi raporu alınarak belirlenmiş olup, alınan bilirkişi raporları yeterli görülmediği taktirde yeniden bilirkişi raporu alınması yerine, dava ile direkt ilgisi olmayan ve başka bir mahkemede görülen icra dosyasındaki kıymet takdirine itiraz sebebiyle bir kısım taşınmazlar yönünden alınan bilirkişi raporundaki değerlere itibar edilerek yargılama giderlerinin hesap edilmesi ile yargılama giderinin, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümünün hüküm altında gösterileceği kuralına uyulmayarak, yargılama giderlerinin denetime elverişli şekilde dökümü yapılmaksızın belirlenmesinin hatalı olduğu- Mahkemece birlikte ifa kuralı uyarınca tapu iptâl ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen davalı arsa sahibinin harç ve yargılama giderlerinden gerekçesi açıklanmaksızın sorumlu tutulmasının da hatalı olduğu-
Nafaka ödemesine açıklama olarak "haram olsun" şeklinde not yazılması, dava tarihinden sonra olduğundan, bu davranışın, tarafa kusur olarak yüklenemeyeceği- Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde erkeğin istinaf talebinin kusur belirlemesine yönelik talebi uyarınca kısmen kusur düzeltilmesi yapıldığı halde, kararın hüküm kısmında erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı, bu çelişkinin tek başına bozma sebebi oluşturduğu-
Elektriği fiilen kullanan kişilerin, abone ile birlikte tüketim bedelinden sorumlu olduğu- Abone davacının fiili kullanıcı davalılara şirkete yaptığı elektrik borcu ödemesine ilişkin rücu hakkı bulunduğu- Bedeli zamanında ödemeyerek artmasında kendi kusuru olan davacının, bu konuda davalılara ihbarda da bulunmadığı, bu nedenle davalıların gecikme zammından ve gecikme zammına uygulanan KDV sorumlu tutulamayacağı- Davacının rücu hakkı yalnızca fatura bedeli için olduğu- Davacının rücu alacağından müteselsilen sorumlu olan davalıların isimlerinin hüküm fıkrasına ayrı ayrı yazılması gerektiği-
İşçilik alacakları, prime esas kazançların SGK'ya eksik bildirildiği ve bu nedenle eksik emekli maaşının tahsiline ilişkin talebin, SGK'nın davaya dahil edilerek yeni oluşturulacak dosyada talepler hakkında usulüne uygun olarak yargılama yapılarak karar verilmesi ve işçilik alacaklarına ilişkin taleplerin de tefrik edilecek dosyanın sonucu beklenerek hüküm altına alınması gerektiği- Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkının olmadığı- Temyiz kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği-