Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince taraf ehliyeti dava şartlarından olup, bu koşulun dava açıldığı esnada bulunması zorunlu olduğu gibi, yargılama esnasında da bulunmasının zorunlu olduğu- Somut uyuşmazlıkta davacı M. Ö. İlk Derece Mahkemesi kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesindeki yargılama sırasında vefat etmiş olduğundan, yargılama sırasında davacının vefat etmesi halinde mirasçılardan vekâletname ibraz edilmesi veya mirasçıların davaya muvafakatlarının sağlanması suretiyle taraf teşkili sağlanması mümkün olduğu gibi, 4721 sayılı Kanun'un 640 ncı maddesi gereğince terekeye mümessil tayin ettirilerek davanın mümessil huzuru ile görülmesinin sağlanması suretiyle de taraf teşkinin mümkün olduğu-
Davacı ve davalı şirketler arasında 15 yıl süreli kira sözleşmesi devam etmekteyken, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında imzalanan sonraki kira sözleşmesinde davacı ile davalı şirket arasındaki kira sözleşmesinin ..2017 tarihine kadar yürürlükte kalacağının düzenlendiği, ...2018 tarihli davalı şirket ile dava dışı şirket arasında imzalanan bayilik anlaşması doğrultusunda davacı şirket, davalı şirket ve dava dışı şirket arasında imzalanan protokolde, tarafları arasındaki dikey ilişkinin ...2018 tarihi itibariyle kendiliğinden sona ereceğinin kararlaştırıldığı, kiralananın dava dışı şirketin tasarrufunda olduğu, davalının takip konusu kira borcundan sorumlu tutulamayacağı, ancak davacının takibi başlatmakta kötü niyetli olmadığı-
Taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturan hukuki ilişkinin kira sözleşmesinden değil, hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Mahkemece; enerji tesisi kurulması amacıyla davacı tarafından bulunup davalı tarafından satın alınan ve davacı hak edişinden satış bedellerinin mahsubu yoluna gidilen arazilerin davacının iddiasında belirttiği gibi yüksek bedel gösterilerek davacının zararına hareket edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekeceği, bu amaçla, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icrası yoluna gidilerek, taşınmazların satış tarihlerindeki rayiç değerleri tespit edilip, tapu kayıtlarındaki satış bedelleri ile rayiç değerler arasında davacı iddialarını destekler şekilde fahiş fark bulunup bulunmadığı tartışılarak oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, kooperatifler konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti seçilerek, özel kişilerden borç para alınmasına icazet verildiği anlamına gelecek bir işlem bulunup bulunmadığının genel kurul kararları da değerlendirilerek belirlenmesi, uyuşmazlık konusu borcun verildiği iddia edilen tarihlerdeki kooperatifin mali yapısının incelenmesi, borç para verildiği tarihler ayrı ayrı dikkate alınarak davalı kooperatifin borç almasına gerek olup olmadığının, kooperatif banka hesabında para bulunup bulunmadığının, kooperatif inşaatlarının hangi finansman kaynağıyla yapıldığı da göz önüne alınarak saptanması, dahili davalı ................. tarafından kooperatif yerine ödeme yapıldığı belirtilen kalemlerin kooperatifle ilgili olup olmadığının da tespit edilmesi ve önceki kök ve ek rapora itirazları da denetime elverişli şekilde karşılanmalı ve böylece itirazların ret ve kabul sebeplerinin gösterilmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı-
İcra takibi 2.886.022,05 TL.sı alacak üzerinden yapılmış olup dava kabul edildiğine göre bu tutar esas alınarak harca hükmedilmek gerekirken sadece 1/4 oranında harca hükmedilmesi yasaya aykırı olup harç kamu düzenine ilişkin olduğundan istinaf edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen dikkate alınması gerektiği, bu nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK.nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemi-
Davacı şirketin 4 ayrı sözleşmeye ilişkin olarak hakediş bedellerinin tahakkuk ettirildiği tarafların teminat bedellerinde 24/10/2019 tarihinde karşılıklı olarak mutabık kaldıkları, İçişleri Bakanlığı müfettişi tarafından düzenlenen tazmin raporu incelendiğinde, raporun tanık beyanları doğrultusunda hazırlandığı, somut tespitler bulunmadığı, ............... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada alınan bilirkişi heyeti raporunun ihalelerin icrasına yönelik düzenlenen belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespitinin ifadelere dayandırılamayacağı yönünde kanaat bildirdiği, keza eldeki davada davalı tarafın davacı şirkete fazla ödeme yapıldığına ilişkin iddialarını ispatlayamadığı, dayanak ihalelerin feshine ilişkin herhangi bir mahkeme kararı yahut derdest dava bulunmadığı, idarenin ihalenin iptaline yönelik kararının bulunmadığı, davacı tarafa ihalenin geçersizliğine yönelik bildirimde bulunmadığı aksine davalı Belediye ile davacı şirketin bahsi geçen ihalelere ilişkin olarak 359.347,36-TL teminat alacakları tutarında mutabık kaldığı anlaşılmakla, bu haliyle ihalenin geçerliğini koruduğu, davalı Belediye'nin davacı şirketin kurumu zarara uğrattığına dair müfettiş raporu dışında delil sunulmaması, müfettiş raporunun ise tanık beyanları doğrultusunda değerlendirme yapması, işin mahiyeti gözetilerek davalı Belediye tarafından iddialarını ispata yarar başkaca delil sunulmaması ve tarafların arasında onaylanan mutabakat mektubu göz önüne alınarak davacının davasının kabulü ile itirazın iptaline ve borçlunun itirazı haksız görüldüğünden takip meblağının %20'si oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesi gerekeceği-
