Şirket yöneticiliğinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davanın şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, diğer şirket ortağı davalılar yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği- T.C. Anayasası’na göre angarya yasak olup, burada ayrıca bir vergi kaybının da söz konusu olduğu, o halde, bu konuda alınmış bir karar olmasa bile yönetim kurulu üyeleri için uygun bir ücret verilmesi gerekeceği, bu durum karşısında mahkemece, huzur hakkı alacağı konusunda inceleme yapılarak, gerekirse bilirkişi aracılığıyla davacının ne kadar ücrete hak kazanacağının tespit ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Uyap üzerinden açılan icra takibinde, davalı borçluların icra takibine sonradan eklendiği, takip talebinde davalıların borçlu olarak görünmemelerinin Uyap sistemindeki bir hatadan kaynaklandığına yönelik bir verinin de olmadığı anlaşıldığından, takibe sonradan taraf eklenemeyeceği gözetilerek davacı tarafından davalılar aleyhine usulüne uygun şekilde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı ve itirazın iptali davası için bu husus bir dava şartı olduğundan davanın reddi gerektiği- Alacaklı vekilinin "UYAP üzerinden icra müdürlüğüne gönderdikleri XML formatındaki elektronik takip talebinde, takibin tüm borçlularının isimlerinin yer aldığını, takibin başlatıldığı dönemde icra takibine kefil olarak eklenen borçluların taraf sıfatları kefil olarak göründüğünden UYAP'a kayıt sırasında borçlu olarak görünmediğini, kefil sıfatı taşıyan kişilerin UYAP'a kaydında sorun yaşandığını, bunu fark etmeleri üzerine XML formatındaki elektronik takipte borçlu olarak görünen kişilerin UYAP'a borçlu olarak eklenmesi takip tarihindeki talepleri ile talepte bulunulduğunu ve borçlulara ödeme emri gönderildiğine.." ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği-
Davanın açıldığı sırada bulunmayan dava açmaktaki hukuki yararın ıslah yoluyla yargılama aşamasında oluşabileceği-
Davacı yanın talebinin, davalının davacılar hakkında 6769 sayılı Kanun'a aykırı hareket edildiği iddiasıyla yapılan şikayet nedeni ile haksız şekilde soruşturmaya maruz kalınması ve neticede tecavüz fiilinin olmadığı anlaşıldığından iftiraya dayalı maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla söz konusu talebin fikri mülkiyet hukuku kapsamında talep edilen bir tazminat olmayıp, davacıların davalının iftira eylemi sonucunda haksız şekilde yargılanmaları nedeniyle uğradıkları zararın tazminine yönelik olduğu, mahkemenin davayı, tecavüzün tespiti, kaldırılması ve tazminat davası olarak nitelendirilmesi doğru olmayıp, davacının iftiraya dayalı tazminat talebinin 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi ilamının icrasından ve bu ilamın icrası neticesinde davacının mallarına haciz konulmasından kaynaklandığı- İlamların icrası ile ilgili İİK hükümlerine aykırı uygulamaların şikayet yolu ile İcra Hukuk Mahkemesinde incelenip karara bağlanmasının esas olduğu- Şikayet yolu ile hacizlerin kaldırılmasını sağlayan davacı şirketin aynı hususu genel görevli mahkemede menfi tespit davasına konu yapmasında hukuki yararının bulunmadığı-
Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; borçlunun, aleyhine başlatılan adi kiraya ve hasılat kiralarına ait icra takibinin konusu olan alacak için daha önce.............. İcra Müdürlüğünün ............ Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin halen derdest olduğunu ileri sürdüklerinin görüldüğü, bu durumda, Dairemizin değişen içtihadı gereğince borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK’nın 16/2. maddesine dayalı şikayet niteliğinde olup, İlk Derece Mahkemesince istemin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, talebin itiraz olarak nitelendirilmesi ile yazılı şekilde sonuca gidilmesinin ve borçlunun istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddinin yerinde görülmemiş olduğu-
Şirket yöneticisi veya mirasçılarına karşı sorumluluk davası açılabilmesi için limited şirket ortaklar kurulu tarafından verilen kararın bulunması gerektiği, sorumluluk davası için ortaklar kurulu kararının özel dava şartı olduğu, dava şartı mevcut olup olmadığının yargılamanın her aşamasında resen araştırılması gerektiği, dava açılırken dava şartının eksik olması nedeniyle davacı tarafa dava şartı eksikliğini tamamlaması için kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde davacı tarafça yönetici kayyım kararının sunulduğu, yönetici kayyım kararının ortaklar kurulu kararı olmadığı, kesin süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği- Davanın şartlarının tamamlanması için davacı taraf verilen süre içerisinde davacı vekilince .............. tarihli yönetim kayyımı kararı ibraz edildiği, kararın yasada dava şartı olarak düzenlenen yönetici hakkında sorumluluk davası açılması yönünde alınmış bir ortaklar kurulu niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Takip konusu bononun dava konusu faturaya ilişkin düzenlendiği, davacıların anılan ilişki çerçevesinde sevk irsaliyesi imzalayıp ipotek verdikleri, faturadan doğan borçtan sorumlu oldukları, ilk derece mahkemesince hesaba alınan ödemelerin borç tarihinden önce olduğu, davalı ..........'a yapılan ödemelerin davalı şirket defterinde kayıtlı olmadığı, anılan ödemelerin dava konusu borca ilişkin olduğunun ispatlanamadığı, gayrimenkul satışının davalı defterinde ödeme olarak göründüğü, fazla ödeme bulunsaydı dahi bunun sorumluluğunun davalı şirkette olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ............ ve ............ bakımından pasif husumet yokluğundan reddine, davalı şirket bakımından davanın kısmen kabulüne davacı tarafın ............. İcra Müdürlüğü'nün ................ Esas sayılı icra dosyasında yürütülen takip ve bu takibe konu bono nedeni ile 110.000,00 TL'lik kısım yönünden davalı ................... A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekeceği-
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri talebi- Tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının tamamlanabilir dava şartı olduğu- Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerektiği-
Davacının eski çalışanı mühendis olduğu, davalılar ile aralarında söz konusu faydalı modele ilişkin maddi ve manevi tazminat ve işçi-işveren alacaklarına ilişkin davaların olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin ikinci fıkrasında menfaat olanların faydalı modelin hükümsüzlüğünü talep edebileceği maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde somut olayda davacının aktif dava ehliyeti ve davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu-