Abonelik ilişkisinde önceleri kullanılan su bedeli fatura edilip aboneye tebliğ edildikten sonra tahsil edilmekteyken sonradan kontörlü sayaç sistemine geçilmiş ve abone kontör bedelini peşinen ödeyip kartına yükledikten sonra suyu kullanma durumuna geçmiş olduğundan davalı idarenin bu şekildeki sistem değişikliğine rağmen eski tarifeyi uygulaması doğru olmadığı gibi esasen davacı bedelini peşin ödemek suretiyle kontör yüklü kartını alıp kullandığına ve böylece taraflar edimlerini karşılıklı olarak ifa ettiklerine göre Dairemizin 13.2.2007 tarih 2006/7364 Esas, 2007/1228 Karar sayılı kararında da benimsendiği gibi davalının sonradan fark faturası düzenlemesinin yasal dayanağının bulunmadığı-
Haczin takip dayanağı bonoda yazılı olan ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği iş yeri adresinde yapıldığı, bu durumda İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu-
Davacı, borçlu belediye hakkında ilamsız icra takibi yapmış olup, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Yasanın açıkça adli yargıyı görevli saydığı haller idari yargının kapsamı dışında kalmakta olup,2004 sayılı Kanunun 67. maddesine göre “itirazın iptali davaları” adli yargının görev alanında yer almaktadır-
Borçlu aleyhine takip yapılmamasına dair bir ihtiyati tedbir kararının varlığı karşısında, ihtiyati tedbir kararının verildiği tarihten sonra alacaklının borçlu aleyhine icra takibine girişmesi olanağı bulunmadığı gibi, böyle bir takibin mevcudiyeti halinde iptaline karar verilmesi gerektiği-
İİK.nun 82/12.maddesinde meskeniyet şikayetinin incelenebilmesi herhangi bir şarta bağlanmadığı gibi borcun kaynağının ne olması gerektiğine ilişkin yasal bir düzenleme de getirilmediğinden dosyaya konulu bilirkişi raporu gereğince meskeniyet şikayetinin kabulüne karar verilmesinin gerekeceği-
Bilirkişi incelemesine esas alınacak örnekler yasa maddeleri dikkate alınarak toplanmış ve bunlara göre de kanaat oluşturan rapor düzenlenmiş ve imzanın borçlu eli ürünü olmadığı saptanmış iken, imza itirazı yapılmaksızın kesinleşen dosyanın konusu olan çekteki imzanın yasa maddelerine göre medarı tatbik imza olarak kabulü mümkün bulunmadığından bu çekteki imzaya itibar edilerek hüküm kurulamayacağı-
Davalı/borçlunun ihtiyati hacze itiraz için mahkemeye başvuruda bulunması veya hakkındaki icra takibinin iptali için şikayet yoluyla icra mahkemesinde dava açması, icra takibinin kesinleşmesine engel olmayacağı-
İlamda yer alan asıl alacak buna bağlı fer’i alacaklar için tek bir takip yapılabileceği gibi ayrı ayrı da takip yapılmasını engelleyen bir yasa hükmü bulunmadığı–
Senedin boş olarak imzalandığı ve karşılığının bulunmadığının tespiti iddiasının yazılı delille kanıtlanmasının gerekeceği-
Davalının avans yatırmak suretiyle 7.3.2005 tarihinde yapmış olduğu satış talebi,kıymet takdiri yapılmadan satış talep edilemeyeceği gerekçesiyle 10.3.2005 tarihinde icra müdürü tarafından reddedilmiş olup,bu karara karşı şikayet yoluna başvurulmamıştır; satışın reddine ilişkin icra müdürü kararının bu şekilde kesinleşmesi nedeniyle, geçerli bir satış talebinin varlığından söz edilemeyeceğinden mahkemece bu husus gözetilerek davalının haczinin düşüp düşmediği konusunda bir karar verilmesinin gerekeceği-
