Dosyadaki bilgi ve belgelerden haberin yapıldığı tarihte haberde adı geçen şahsın soruşturma dosyasında vermiş olduğu ifadesinde davacı hakim hakkında haberde yer verilen iddialarla ilgili olarak beyanda bulunduğu ve Adalet Bakanlığı'na şikayet ettiği, bu nedenle yayının tümü itibari ile görünür gerçeğe uygun olması ve kişilik haklarına yönelik bir saldırı bulunmaması nedeni ile istemin reddi gerekeceği-
Davaya konu olan olayda; yayın tarihi, olayın gelişim şekli ve yayın içeriği dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğu, daha alt düzeyde tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
Davaya konu olayda, olayın gelişimi ve sarfedilen sözlerin niteliği dikkate alındığında takdir olunan manevi tazminat miktarının fazla olduğu, davacı için daha az bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir nitelikte bir dava olduğu, bu nedenle bilirkişi düşüncesine başvurulması maddeye açık aykırılık oluşturduğundan kararın bozulması gerekeceği-
Davaya konu edilen olayın gelişimi ve tarihi gözetildiğinde, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğu, bu nedenle davacı yararına daha az manevi tazminata karar verilmesi gerekeceği-
Duruşmanın takip edilmediği gün işlemden kaldırılmayan bir dosya hakkında, süresinde yenilenmediğinden bahisle sonradan davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği- Asliye hukuk mahkemelerinde karşı dava, esasa cevap süresi içerisinde sunulacak cevap dilekçesi ile açılacağı, cevap süresi on gün olduğundan, davalının on gün içerisinde karşı davasını açabileceği-
Kamu görevlilerinin, görevlerinden dolayı yapılan eleştirilere karşı daha esnek davranmaları, ağır eleştirilere açık olmaları gerekeceği, bununla birlikte dava konusu yazıların, demokratik toplum düzenlerinde meşru sayılabilecek nitelikte olduğu ve sivil denetim içerdiği, bu haliyle ifade özgürlüğü kapsamında kaldığından davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı-
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimsenin manevi tazminat ödetilmesini isteyebileceği; yargıcın, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alması gerekeceği-
Davalılar arasında normal arkadaşlık ilişkisinin ötesinde bir ilişki yaşandığı, davalının, evli olduğunu bilerek davacının eşiyle gayriresmi ilişkiye girdiği, bu davranışın açıkça haksız eylem niteliğinde olduğu; bu nedenle davalının sorumlu olduğu kabul edilerek davacı lehine uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
Davalıların birlikte müteselsilen sorumlu tutulması gerekeceği- Dava konusu olayda; olay tarihi, dava konusu olayın meydana geliş şekli, davacının yaralanma derecesi dikkate alındığında, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu-
