İcra takibi bırakılıp genel hükümler çerçevesinde dava açıldığı takdirde İİK.'nun 269/d maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı-
Kira sözleşmesinde yer alan 'muacceliyet kaydı'nın ('kira bedelinin gününde ödenmemesi halinde kalan ayların kira parasının muaccel olacağına' ilişkin kaydın) geçerli olacağı (Not: 6098 s. yeni TBK. mad. 346 ile ile kira sözleşmelerine konulan 'muacceliyet kayıtları'nın geçerli olmayacağı öngörülmüştür. Ancak; 6353 s. ve 04.07.2012 tarihli K.'nun 53. maddesi ile değiştirilen geçici madde 2'de "kiracının Türk Ticaret Kanunu'nda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu iş yeri kiralarında, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354'üncü maddeleri 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanmaz. Bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır." denilmiş olduğundan maddenin kapsamına giren kiralık yerlerde eskiden olduğu gibi kira sözleşmelerine konulan "muacceliyet kayıtları" geçerliliğini sürdürecektir.)
Kiracı-borçlunun takip dayanağı kira sözleşmesi altındaki imzaya karşı koyarak kira sözleşmesini kabul etmemesi halinde, yetkileri sınırlı olan icra mahkemesince imza incelemesi yaptırılamayacağından, icra mahkemesince –İİK.’nun 269/I maddesi gereğince– “uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiği” inden bahisle, alacaklının “itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine” karar verilmesi gerekeceği-
Davalı-borçlunun itiraz dilekçesini davacı-alacaklıya tebliğ ettirmemiş olması halinde, İİK.’nun 269/III maddesi gereğince, tahliye davasının süresinde açıldığının kabulü gerekeceği-
İİK'nun 269/d maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı kanunun 63. maddesi gereğince borçlu-kiracının icra dairesine bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlı olup bunları icra mahkemesindeki 'itirazın kaldırılması duruşmasında' değiştirip genişletemeyeceği–
Ölü kişi aleyhine takip ve dava açılamayacağı gibi, ölü kişinin mirasçılarına davayı yöneltmek suretiyle de davanın yürütülemeyeceği-