İİK’nun 258’inci ve 265’inci maddelerinde yer alan kanun yollarına ilişkin düzenlemelere göre ihtiyati hacze ilişkin her türlü karara karşı tüm kanun yollarının açık olmadığı- İİK’nun 258’inci maddesinde ihtiyati haciz isteminin reddine dair kararlara karşı temyiz ve karar düzeltme yolu açık iken, İİK’nun 265’inci maddesine göre ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararlara karşı sadece temyiz yolunun açık olduğu-
İhtiyati hacze itirazın, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebileceğinin kanunda düzenlenmiş olmakla, mahkemece, anılan hüküm nazara alınmadan, "borçlunun ihtiyati hacze en geç ödeme emrine itiraz tarihinde muttali olduğu" gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği-
Hukukumuzda "kefalet sorumluluğunun ancak dava yoluyla ileri sürülebileceğine" dair bir ilke veya kural bulunmamakta olup, şartları gerçekleştiğinde kefil hakkında da ihtiyati haciz kararı verilebileceği-
Kamu düzenine ilişkin kesin yetki halleri dışında mahkeme yetkili olup olmadığını re'sen nazara alamayacağı, bu nedenle, borçlunun itirazı olmadan mahkemenin kendiliğinden "yetkili olup olmadığını" incelemesinin doğru olmadığı-
Somut olayda ileri tarihli çek verilmiş olup, bu halde çekin teslim edildiği tarih itibariyle bir ödeme bulunmadığından, ihtiyati haciz talep edildiği tarihte talep konusu çekin bedelinin tamamının muaccel olduğu, bu çeke mahsuben ödeme bulunmadığı ve İİK'nın 257. maddesindeki koşulların gerçekleştiği-
İhtiyati haciz kararında yazan adresin kaldırılması isteminin İİK'nun 265. maddesi kapsamında olmadığı-
İhtiyati haciz talebinin, ihtiyati tedbir kararından önce olduğu; bu durumda mahkemece, ihtiyati haciz talebinin yapıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama gideri ile vekalet ücreti hakkında bir karar verilmesi gerekmekte olup, "menfi tespit davasında alacaklının ihtiyati haciz talebinde bulunamayacağı" gözetilmeden, "ihtiyati haczin menfi tespit davasına bakan mahkemeden isteneceği" yolundaki yanılgılı gerekçeyle, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ihtiyati haciz isteyene yükletilmesinin isabetsiz olduğu-
İhtiyati hacze itiraz tarihi 10.10.2013 olup, bu tarihten önce 04.07.2012 tarihinde İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davası açıldığı, bu durumda, işin esasını inceleyen mahkeme tarafından itirazın değerlendirilmesi gerekli olup, "görevsizlik kararı" verilmesi gerektiği-
Muteriz vekilinin teminata ilişkin bir itirazı bulunmamasına rağmen mahkemece kendiliğinden "ihtiyati haciz kararındaki %15 teminatın %45’e çıkarılmasına" karar verilmesinin, İcra ve İflas Kanunu’nun 265’inci maddesinin 3’üncü fıkrasına aykırı olduğu-
"İpoteğin geçersizliği ve ipotek akdinin 5. maddesindeki kefalet taahhüdünün TBK'nun 21. maddesine aykırı olduğu" şeklindeki itirazların, İİK'nun 265. maddesi kapsamında olmadığı-