Dava konusu parselin adına kayıtlı olduğu kişinin ölümünden sonra tapuda intikal yapılmamış, taşınmazın bir bölümünü kayıt malikinin mirasçılarından bir kısmının sattığı kişi ve onun ölümünden sonra da mirasçıları dava tarihine kadar davasız, aralıksız malik sıfatıyla zilyet olarak kullanmış olduğundan taşınmazın ilgili bölümüne ait tapu kaydının değerini yitirdiği-
Yol olarak bırakılan bir yerin kazanılabilmesi ve tapuya tescil edilebilmesi için Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre paftasında gösterildiği tarihten dava tarihine kadar TMK.nun 713/1 maddesinde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmiş ve kanıtlanmış olmasının gerekeceği-
Yürürlükten kaldırılan 766 sayılı Yasa'nın 42. maddesi ve 10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Yasa'nın 15. maddesine göre bir taşınmazın tamamının, bölünebilir parçasının veya payının zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığı-
Öncesi itibarıyla tespit dışı bırakılan, fenni bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen taşınmaz parçasının, mera komisyonunca mera olarak sınırlandırıldığı tarihe kadar zilyetlikle iktisap edilebileceği, yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmaz başında ve gerekçede değinildiği şekilde dinlenilerek yer ve zaman gösterecek şekilde beyanlarının alınacağı, değerlendirilerek, davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının tespit edileceği-
Miras şirketine mümessil tayini gerektiği belirtilmiş ise de tüm mirasçılar davada taraf olduğundan miras şirketine mümessil tayinine gerek bulunmadığı, ancak dahili davalıların aralarında menfaat zıtlığı bulunan davacı ve müdahil davacılarla aynı vekil ile temsil edilemeyeceği-
Davalı Hazinenin dosyanın yenilenmesi talebinde bulunabileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarının davacı aleyhine ve davalı Hazine lehine olduğu, bu durumda Hazinenin davaya devam edilip kendi lehine bir karar verilmesini sağlamada hukuki yararı bulunduğu-
4753 sayılı Kanun'a göre dağıtılan taşınmazların, aynı Kanun'un 57 ve 58. maddeleri hükmü uyarınca 20 yıl süreyle başkasına satış ve devirleri yasaklandığından, satın almaya dayalı sürdürülen zilyetlik hukuken değer taşımaz. Zilyetlikle kazanma süresinin, 4753 sayılı Kanun'un ek ve tadillerini kaldıran 1757 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren hesaplanmasının gerekeceği-
Kayıt maliklerinin mirasçılarının belirlenmemesi, kimliğine ait bilgilerin elde edilememesi, adresinin tespit edilememesi gibi hususların, o kişinin tapu kütüğünde maliki bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmeyeceği-