Davacıların miras bırakanının kayıt malikinin ölümünden itibaren taşınmazda malik sıfatıyla zilyet olduğu bildirildiğine göre, satış senedinin olmamasının mülkiyeti kazanmayı engellemeyeceği-
Dava konusu yere ve komşu parsellere ait kesinleşen genel arazi kadastrosuna ait tutanak ve dayanakları getirtilmeli, tapu kayıtları getirtilmeli, çekişmeli taşınmazların öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması için eski harita, fotoğraf ve diğer belgeler ile aktüel durumunu gösteren harita ve belgeler getirtilip, uzman bilirkişi kuruluna yöntemine uygun denetime elverişli kroki hazırlatılıp öncesi orman olan yerlerin ve orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesinin gerekeceği-
Davacı, dava konusu yerin öncesi itibariyle harman yeri olarak kullanıldığını belirtmiş, dosya içeriğine göre de özel harman yeri olarak kullanıldığı, diğer zamanlarda ise tarım aletleri ve sair malzeme konularak kullanıldığı belirlenmiş olup; bu şekilde sürdürülen zilyetlik ve yararlanmanın TMK'nın 713/1. maddesi karşısında kazanma sağlayacağı-
Mera veya yayla olan bir yerin zilyetlikle kazanılma olanağının bulunmadığı-
Vakıf adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının TMK'nın 713/2. maddesi uyarınca hukuki değerini yitirmesinin mümkün olmadığı-
Kayıt malikleri, kadastro tutanağı ve dayanak belgelerindeki bilgilere göre tanınan ve bilinen kişiler olduğuna göre, bu sebep yönünden taşınmazın kazanılma imkanının olmadığı-
TMK'nın 713/2. maddesinde yazılı (ölüm sebebine dayalı tapa iptali ve tescil davası) davanın kayıt maliklerinin mirasçıları aleyhine açılmasının gerekeceği-
4373 sayılı Yasa, bu Yasa kapsamında kalan yerlerin mülkiyet hakkının edinilmesini yasaklamamış, sadece tasarruf durumunu kısıtlamış olup, 3083 sayılı Yasa ise mülkiyet ve zilyetliğin devir ve temlikini yasaklamıştır, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayalı tescilin ise bu yasaklama kapsamında olmadığı-
Karara dayanak alınan uzman orman ve ziraat bilirkişi raporlarının birbiriyle ve kendi içinde çelişkili olduğu, raporlar çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığından, bu raporlara dayanılarak hüküm kurulamayacağı, yapılması gereken işin eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi,bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla özel dairenin kararında belirtilen usulünce bir inceleme yapılması olduğu-
Tapu kayıt malikinin gaipliğine dair verilen kararın iptali istemiyle aşılan davanın; anılan kararın verilmesinden sonra gaibin öldüğüne ilişkin davacı tarafça herhangi bir belge ibraz edilememiş olması mahkemenin yanlış değerlendirme yaparak, tapu iptali ve tescil davasında, davacıya kesin mehil vererek gaiplik kararının iptali davası açtırması, davacının böyle bir davayı açmakta hukuki menfaatinin olmaması, gaiplik kararının iptalini istemesinin kendisinin açtığı tapu iptali ve tescil davasını doğrudan etkilememesi, hatta TMK.m.713/2. maddesine göre, tapu iptali ve tescil davası açabilme şartlarından birisinin de malikin gaipliğine karar verilmiş bulunmasının gerektiği göz önünde tutulduğunda, açılan davanın reddi gerekeceği-
