Kadastro tespitinden doğan davada, irsen intikale ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilmiş olan taşınmazın öncesinin kime ait olduğunun, kimden nasıl intikal ettiğinin, tarafların ortak murisine ait ise onların ölümünden sonra taksim yapılıp yapılmadığının, taksim yapılmış ise kime isabet ettiğinin, davalıya isabet etmiş ise davacılara buradaki hisselerine karşılık ne verildiğinin, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiğinin araştırılması gerekeceği, eylemli durumda bu parselle bir bütün olduğu diğer parsellerin kim tarafından kullanıldığının, kimin adına tespit edildiğinin araştırılıp, davacılar ve diğer mirasçılar adına tespit edilmesi durumunda bunun taksimin bir delili olup olmadığının düşünülmesi, bilirkişi ve tanık sözlerinin dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekeceği-
Orman araştırması sonucunda davaya konu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde, bu kez zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılmasının gerekeceği-
Mülkiyeti hazineye, intifa hakkı ise taşınmazın bulunduğu köy veya belediye tüzel kişilerine ait olan meralar hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açılan kadastro mahkemesinde hazineye karşı davada intifa hakkı sahibi köy kişiliğinin yeni bir davaya taraf olmalarının engellenmesi için, bu davanın köy tüzel kişiliğinin de davaya dahil edilip sonuçlandırılmasının bütün tarafların yararına olacağı-
Davacıların miras bırakanı S.’ın taşınmazı haricen satın aldığı 01.10.1966 tarihinden tapuda H. mirasçılarına 01.07.1997 tarihinde yapılan intikale kadar S. Ö.’ın ve ölümünden sonra mirasçılarının 20 yılı aşkın süre TMK.nun 713/1 maddesindeki şartlara uygun bir biçimde sürdürdükleri zilyetliklerinin davalı H. Duvarcı mirasçısı Ü. Duvarcı’nın 30/576 payı yönünden tapunun hukuki kıymetini kaybetmesi sonucunu doğurduğu-
Vatandaşlıktan çıkarıldıktan sonra ilgilinin Türkiye 'de bulunan tüm malları Hazine 'ce tasfiye edileceğinden üzerindeki hukuki tasarrufları geçersiz olup; bu nedenle ilgilinin kızına yaptığı bağış ve kızının üçüncü kişilere satışı, malların Hazine 'ye geçişini ortadan kaldırmaz, bu nitelikteki taşınmazların ise, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağı-
D. kumlukları-Devlet'in hüküm.ve tasarrufu altında bulunan ve özel mülkiyete konu olmayan yerlerden olup, süresi neye ulaşırsa kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmelerinin mümkün olmayacağı-
Dava konusu yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile kazanılabilmesi için tapuda kayıtlı olup olmadığının tapu sicil müdürlüğünden, hangi tarihte ve nedenle tespit dışı bırakıldığının kadastro müdürlüğünden sorularak açıklığa kavuşturulması, komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile dayanağı belgelerin eksiksiz olarak getirtilip dosya arasına konulması, yerel, teknik ve jeolog bilirkişi kurulu aracılığıyla yapılacak keşifte yerine uygulanması, taşınmaz yönünün ne olarak gösterildiğinin belirlenmesi, teknik bilirkişiye krokili raporunda işaret ettirilmesi, jeolog bilirkişiden dava konusu yerin bitişiğindeki çayın aktif yatağı ve etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığı hususunda geçerli rapor alınması, tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Uzun zamandan beri tarımsal amaçla kullanılmayan ve öbek öbek ardıç ağaçları ve yaban otları ile örtülü, bu haliyle de tarımsal faaliyetler uygun olmadığı belirlenen taşınmasın ham toprak niteliğiyle hazine adına tescilinin doğru olacağı-
Tapuda kayıtlı bir taşınmazın maliki ölmüş veya anlaşılamıyorsa, zilyedinin mülkiyet hakkının tescilini isteyebileceği- Kayıt malikinin mirasçılarının hayatta olmasının işlemeye başlayan zilyetliği kesmeyeceği-
Kamulaştırılıp yol bakım, onarım ve güvenlik şeridi olarak kullanılmış, sonra da fiilen yol olarak kullanılarak kamu emlâki niteliği kazanan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılmasının mümkün olmayacağı-
