Bağ vasfındaki taşınmazın bir kısmına 50 yılı aşkın süredir zilyet olduğu iddiasıyla hazine adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile davacı adına tescili istenilen davada, mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, uzman bilirkişi kurulu marifetiyle kadastro tespitinin yapıldığı tarihe göre 20-30 yıl öncesine ait (1975- 1985 yılları arası) ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının merciinden getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl önce zilyet edilip edilmediğinin belirlenmesine çalışılmasının gerekeceği, bundan sonra kazandırıcı zamanaşımı koşullarının olup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesinin gerektiği-
Köprünün ve seddenin yapım tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık sürenin geçmiş olduğunun belirlenmesi halinde yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerine davetiyeyle çağırılmalarının, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde dinlenmelerinin, dava konusu taşınmazın imar ve ihyasına hangi tarihte başlandığı ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususları ile kazanmayı sağlayan zilyetlik koşullarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmasının, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin gerekeceği-
İmar parselleri hakkında imarla oluşan sicil kayıtlarının iptaline karar verilmeksizin eski hale ihya kararı verilemeyeceği-
MK md. 409/2'ye göre akıl hastalığı ve akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirlenmesi; mahkemece ,sözkonusu kişinin ayırt etme gücüne sahip olup olmadığının belirlenmesi bakımından bu tarihten önceki veya sonraki zamanlara ilişkin olarak varsa ilaç reçeteleri,hasta müşahide kayıtları,yatarak herhangi bir hastanede tedavi görmüş ise tedavi evrakları bulunabiliyorsa röntgen,ultrason ya da MR belgeleri ile tüm doktor raporlarının davacıdan temin ettirilerek tedavi gördüğü yerler sorulup oralardan resmi yazılarla istenerek dosyanın bir bütün halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili ihtisas dairesine gönderilerek adı geçen kişinin hukuki ehliyete haiz olup olmadığı konusunda rapor alınması gerekeceği-
Bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için ya yetkili mercilerce mera olarak tahsis edilmiş olmasının veya bilinmeyen zamandan beri mera olarak kullanılıyor olmasının gerekeceği-
Anayasa Mahkemesi'nin 17.03.2011 tarihli kararı ile TMK 713/2. maddesinde belirtilen olağanüstü zamanaşımı ile kazanma sebeplerinden ölüm hali iptal edilmiş olup; Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının, kazanılmış hakların korunması ilkesi gereğince geriye yürümemesi asıl olduğundan 17.03.2011 tarihinden önce açılmış bulunan davalar bakımından, kayıt malikinin kazanma koşullarını gerçekleştirmesi halinde, "maliki 20 yıl önce ölmüş olmanın" kazanılmış hakkın kabulü için geçerli bir sebep olduğu-
İmar, ihya ve zilyetlik nedenine dayalı tescil talepli davada varsa hava fotoğraflarından yararlanılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekeceği-
Kapanmış veya terkedilmiş yolların zilyetlikle kazanılması mümkün olup; zilyetlik durumunun maddi olay ve vakıalarla belirlenmesinin gerekeceği-
Davacı Hazine’nin, taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istediği, dosya arasında bulunan ve teknik bilirkişice uygulandığı söylenen 1954 tarihli hava fotoğrafının, çok eski olup taşınmazın niteliği konusunda bilgi vermekten uzak olduğu, bozma ilamında iki ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğraflarından söz edildiği halde sadece 1984 tarihli hava fotoğrafıyla yetinilmesinin uyulan bozma ilamıyla doğan usuli kazanılmış hakka aykırı düşeceği-
