Adalet Bakanlığı 'nın yazılı emir talebinde yer alan dava konusu tüm taşınmazlar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Tapu sicilinde kayıtlı taşınmazın; kazandırıcı zamanaşımı yolu ile tarım arazisi olarak kendi tapuya tescil edilmesini talep eden, kazandırıcı zamanaşımı şartlarını gerçekleştirmiş olsa dahi; mahkeme tarım arazisi niteliğinin ispatı için uzman bilirkişilerle keşif yolu ile maddi olayların tespiti yoluna gidilmesi gerekeceği-
Kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle tescilin; malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması, kim olduğunun bilinmesine yarayacak bilginin sicilden elde edilememesi durumu olduğu-
Arazi kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazların ancak imar ve ihyası tamamlandıktan sonra zilyetlikle iktisap edilebilecekleri-
Kadastro tespiti sırasında malik hanesi boş bırakılan dava konusu parsel hakkında, 3402 sayılı Yasa'nın 30. maddesi gözönünde bulundurularak gerekli araştırma ve incelemeleri yaparak malik hanesinin doldurulması ve belirlenmesi görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu-
Kütükteki bilgi ve belgelerden, gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde ve malik sütununun boş bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmesi, malik adının silinmiş ve yenisinin yazılmamış olması gibi hallerde malikin tapu kütüğünden anlaşılamadığı sonucuna varılabileceği-
3033 sayılı Kanun'un 13. maddesi, bu Yasa'nın uygulama alanında kalan yerlerle ilgili tapuya tescil işlemleri sonuçlanıncaya kadar özel kişilerle özel hukuk tüzel kişilerine ait arazinin mülkiyet ve zilyetliğinin devir ve temlik edilemeyeceğini düzenlemiş, kısıtlama süresini de beş yıl olarak belirlemiş olup; beş yıllık süre içerisinde mahkemeler tarafından devir ve temliki gerektiren bir karar verilemeyeceği; ancak bu hükmün; davacının TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine göre kadastrodan önceki sebeplere dayanarak taşınmaz üzerindeki zilyetlikten kaynaklanan ayni hakkının tanınmasını ve taşınmazın adına tapuya tescilini talep etmesini engelleyen bir hüküm olmadığı-
Malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olmasıdır ve kütükteki bilgi ve belgelerden gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde ve malik sütununun boş bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmesi, malik adının silinmiş ve yenisinin yazılmamış olması gibi hallerde malikin tapu kütüğünden anlaşılamadığı sonucuna varılmalı, ancak görülmekte olan davada kayıt malikinin kim olduğu kütükten anlaşıldığına göre, Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin gerekeceği-
