Keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar davacı tarafın zilyetliğinin 40-50 yıl olduğunu ifade ettiklerine, keşif tarihi itibariyle bu tarihin 1957-1967 yıllarına tekabül etmesine, bu tarihten 25.5.1976 intikal tarihine kadar kazanma için gereken 20 yıllık iktisap süresi dolmadığına göre taşınmazın bu maddeye göre kazanılmasının mümkün olmadığı-
Eğimin %12'yi aştığı çalılık, fundalık kaplı yerlerin orman sayılacakları, her ne kadar bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin orman olmadığını, davacı tarafından 30 - 40 yıldır kullanıldığını ifade etmişlerse de, kadastro işlemi olan tespit dışı bırakma işlemine, araziye ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemeyeceği-
Gerek yasal hasım durumunda bulunan Hazine ve diğer kamu tüzel kişileri ve gerekse iptal ve tescil isteği nedeniyle davada taraf durumunu almış bulunan kayıt malikinin mirasçılarının davalılar harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı-
Davacılar vekilinin dosyaya sunduğu aynı yerde bulunan davanın kabulüne ilişkin hükümlerin içeriğine göre tescil konusu taşınmazların mer'a olmadığı ve kazanılmaya elverişli yerlerden olduğu belirlendiğinden dosyaya sunulan emsal hükümler tescil konusu taşınmaz bakımından güçlü delil niteliğinde olup, paftaya göre aynı yerde bulunan taşınmazların mera olmadığı özel mülkiyet şeklinde kazanılmaya elverişli ve tescile tabi yerlerden olduğu-
Mahkemece, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılması, eksik harcın davalı köyden alınması ve davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yerinde olmayacağı-
Kural olarak davaya dâhil edilmek suretiyle taraf teşkili mümkün değil ise de, bu tür davalarda Hazine ile kayıt malikleri arasında bir bakıma zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan Hazineye karşı açılmış bulunan bir davada kayıt maliklerinin usulen belirlenecek mirasçılarına davanın yöneltilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülüp sonuçlandırılmasının mümkün olduğu-
Taşınmazın kazandırıcı zaman aşımı yoluyla iktisabı davasında haklı olanın sonradan yürürlüğe konulan yasa hükmü gereğince haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı-
