Tapu iptali ve tescil davalarında, kural olarak; davanın kayıt malikine, kayıt maliki ölü ise mirasçılarına yöneltilerek açılacağı, taşınmaz Hazine adına tapuda kayıtlı olup, davacının davasını doğru hasma yönelterek açtığı, bu nedenle Köy Tüzel Kişiliğine davanın yöneltilemeyeceği, köy tüzel kişiliğine yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı-
Milli park kapsamında kalan yerlerin tapuya tescilinin mümkün olmadığı- “Kumluk” niteliğinde bulunan yerlerin, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve özel mülkiyete konu olmayan yerlerden olması nedeniyle kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilemeyeceği-
Söz konusu taşınmazın davacının evinin önünde yer alan ve ona ait parselin bitişiğinde bulunan köy boşluğu niteliğinde bir yer olup, sırf evinin önünde yer alması nedeniyle kısmen yararlandığı, davacının taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun bir zilyetliğinin bulunmadığı, bunun aksine yağmur yağdığında ve yeşerdiğinde köylülerin buralarda hayvanlarını otlattığı, düğün ve taziye işlerinde kullandığı, bu haliyle 3402 s. Kadastro Kanunu'nun 16/A bendinde yazılı kamu hizmetine tahsisli yerlerden olduğunun kabulü gerektiği, bu tür yerlerin özel mülkiyete konu yapılacak biçimde tapuya tescilinin mümkün bulunmadığı-
Mahkemece, davacılar ya da vekillerine iş bu davada TMK'nun 713/2. maddesindeki hangi hukuki nedene dayandığının açıklattırılmasının, varsa tarafların bu konudaki tüm delillerinin toplanarak iddia ve savunma kapsamında toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesinin gerekeceği-
Kadastro tutanağı düzenlenmeyen ve paftasında dere yatağı olarak gösterilen bu yerle ilgili olarak kadastroya tabi olması yolunda herhangi bir iddianın vaki olmadığı ve dava tarihi olan 08.07.2003 tarihine kadar geçen süre içerisinde hak arama yoluna başvurulmadığı, bu nedenle; davanın,makul sürede açılmadığı ve dava konusu taşınmazın paftasında dere yatağı olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar imar ihyanın tamamlanmasından sonra 20 yıllık sürenin geçmediği dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesinin gerekeceği-
TMK'nun 701 ve 702. maddeleri gereğince davacının tek başına 3. kişilere karşı aktif dava açma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği, davacı taraf kadastrodan önceki hukuki nedene dayandığı, ancak taşınmazların dip muris olan hangi şahıstan geldiğinin açıklanamadığı, bu nedenle söz konusu parsellerin kadastro öncesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunup bulunmadığı, tüm kayıt malikleri ile ölenlerin mirasçılarının aynı dip murisin mirasçıları arasında yer alıp almadıkları, Mahkemece belirlenmediğinden, davanın sonuçlanması bakımından şu aşamada olayı nitelendirme yapma olanağının bulunmadığı-
Kural olarak, tespit öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tescil davalarında, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde dava açılmış ise, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin, kazanma bakımından nazara alınacağı, Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 gün, 2002/8-141 Esas, 2002/132 Karar sayılı hükmünde de belirtildiği gibi, tespit dışı bırakma tarihinin, bitişik ya da komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağının düzenlendiği tarih olduğu-
TMK.’nun 713/I, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesi gereğince açılan “mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davaları”nda mahkemece araştırılacak hususlar-
TMK.’nun 713/I, 996 ve 3402 sayılı kadastro kanunun 14. maddesi gereğince açılan –zilyetlik hukuksal sebebine dayalı “mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tescil davalarında mahkemece yapılacak işin; öncelikle davanın orman idaresine yöneltilmesi sağlandıktan sonra, zilyetliğin maddi olaylardan olduğu gözetilerek, taraflara tanık ve delillerini bildirmeleri için süre ve imkan tanınması, yerel bilirkişi listesi temin edilip, taraf tanıkları ve yerel bilirkişilerin keşif yerine davetiye ile çağırılarak keşif yerinde tanıkların ayrı ayrı dinlenmesi ve bilirkişilerden alınacak rapor doğrultusunda karar verilmesi gerekeceği-