İlk haciz tarihi ile satış talebi tarihi arasında geçen süreye, ihalede alıcı çıkmaması halinde, ihalenin düştüğü tarihten şikayetçinin tekrar satış istediği tarihe kadar geçen süre eklendiğinde, bu sürenin haciz tarihi itibariyle taşınmaz haczi için geçerli olan 2 yıllık süre içerisinde olması halinde, haczin düştüğünden bahsedilemeyeceği- Tasarrufun iptali davasında, taşınmazın tapu kaydına "ihtiyati haciz" değil, "ihtiyati tedbir" şerhi konulması halinde, tasarrufun iptali davasının kabul edildiği tarihin kesin haciz tarihi olarak kabul edilemeyeceği- 
İhtiyati haciz kararlarının esas hakkında kesin bir kanaat oluşmadan ve tam bir ispat aranmadan verilen geçici nitelikte hukuki korumaya ilişkin kararlar olduğu, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanan tasarrufun iptali davalarında İİK 281/II fıkrası hükmüne göre hakimin iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceği, teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunacağı, tasarrufun iptali davasının şartlarının yargılama aşamasında mahkemece değerlendirilecek olması gözetildiğinde tasarrufa konu taşınmaz hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinde ve teminatın taktirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, ilk derece mahkemesince ara kararda belirtilen yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ihtiyati haciz şartları somut olayda bulunduğundan itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu-
İhtiyati haczin nitelikçe geçici bir hukuki koruma tedbiri olduğu, geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacının yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmak olduğu, bu amacın gözden uzak tutulmaması gerektiği- Tasarrufun iptali davalarında hakimin iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceği, teminatın lüzum ve miktarının mahkemece belirleneceği, ihtiyati haciz için bir davanın esastan hallini gerektirecek ölçüde kanıt aranmadığı- İİK. m. 281'de belirtildiği üzere teminatın alınıp alınmayacağı ve alınacak teminatın miktarının hakimin takdirine bırakıldığı, dava değerinin düşük gösterilmesi halinde mahkemece gerekli görüldüğü takdirde alacak miktarı ile iptali istenen tasarruf konusunun hangisi daha düşükse yaklaşık olarak bir rakam belirlenmek suretiyle eksik harç tamamlatılabileceği gibi yargılama sırasında taşınmazların tasarruf tarihindeki değeri keşfen belirlendikten sonra duruma göre teminat miktarının arttırılmasının her zaman mümkün olduğu, hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddedilmesinin yerinde olmadığı-
Tasarrufun iptalinin sadece, bu davayı açan alacaklının, kendisini zarara uğratmak kastıyla hareket eden borçludan cebri icra yoluyla alacağını tahsile olanak sağlayan bir yol olduğu- Tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için; alacaklının borçluda gerçek bir alacağının olması, borcun tasarruftan önce doğması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması ve borçlu hakkında alınmış aciz belgesinin bulunması gerektiği-
İhtiyati haciz müessesesinin asıl olarak İİK'nun 257-268 maddeleri arasında düzenlenmekle birlikte tasarrufun iptali davalarına ilişkin olarak ve bu davaların özelliği gereği, İİK 257 maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz kurumu yeterli görülmemiş, İİK.281/2 madde ve fıkrasında daha özel bir düzenleme yapılmış olduğu, bu düzenlemede ihtiyati haciz için aranması gereken bazı koşullar tasarrufun iptali davalarına özgü olarak yumuşatılmış ve İİK 257 ve devamı maddelerinde aranan bazı şartlar 281/2 maddesinde aranmadığı, ancak yaklaşık ispat kuralı burada da geçerli olacak ve mahkeme hakimi bu kurala göre kanaate ulaşıp karar verecek olduğu- Somut uyuşmazlıkta davacının talebi, İİK 283/2 maddesine dayanılarak bedel tazminine dayandığından, bu durumda bedele dönüşen davada borçlu dışındaki davalıların tazminat miktarı kadar tüm mal varlıkları ile sorumlu olacakları-
Mahkemenin dosya kapsamına uygun gerekçesi ve takdirine, ihtiyati haczin İİK.m.281/2 ayrıca ve açıkça düzenlenmiş bulunmasına, ihtiyati haczin tasarruf konusu taşınmazlar üzerine konulmuş olmasına, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davanın kesin olarak kanıtlanmasının gerekmemesine, dosyada bir kısım delillerin bulunması ve yaklaşık ispat halinde ihtiyati haciz kararı verileceği konusunda bir duraksama bulunmadığına göre davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddinin gerektiği-
HMK'nun 389. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiş olup, bu yasal  düzenlemeye ve yukarıdaki açıklamalara göre ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilmesi mümkün olup, davanın konusunu oluşturmayan hususların anılan madde kapsamında ihtiyati tedbir kararına konu olması mümkün olmadığı, ihtiyati haczin ise İİK'nun 281/2 maddesinde ayrıca ve açıkça düzenlendiği, somut olayda tasarrufun iptali davasının konusunu oluşturan taşınmazın uyuşmazlık konusu olmaması, bu suretle ihtiyati tedbire ilişkin HMK'nın 389 ve devamı maddelerindeki koşulların gerçekleşmemesi nedeniyle ihtiyati tedbir isteminin kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi kararında bir isabet bulunmadığı-
İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davaları tasarruf konusu malların aynı ile ilgili olmayıp, alacaklıya alacağının temin imkanı sağlayan nispi nitelikteki bir dava türü olup, ihtiyati haciz İİK'nın 281/2 maddesinde ayrıca ve açıkça düzenlenmiş, bu gibi davalarda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davanın tam olarak kanıtlanmasının beklenmeyeceği, ileri sürülüş biçimine ve delil durumuna göre yaklaşık ispat durumunda ihtiyati haciz kararı verilebileceği konusunda duraksamamak gerektiği-
Dava İİK'nun 277 vd. maddeleri gereği tasarrufun iptaline ilişkin olup, davalılar arasında yakın akrabalık ilişkisi (damat-kayınvalide) bulunduğu, dava konusu taşınmazın devralan davalı tarafından dördüncü bir kişiye devredilmiş olduğu, bu durumda davanın davalı üçüncü kişi yönünden nakden tazmine dönüştüğü, tazmin sorumluluğu bulunan hallerde dava konusu olmayan mal varlığının da ihtiyati hacze konu olabileceği, esasa yönelik itirazların yargılamada değerlendirileceği, mevcut şartlar itibariyle ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğu-
Mahkemenin dosya kapsamına uygun gerekçesine ve takdirine, ihtiyati haczin İİK'nın 281/2 maddesinde ayrıca ve açıkça düzenlenmiş bulunmasına, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında yürütülen icra takibine ilişkin dosya kapsamına, yargılama sırasında değişen durum ve şartlar halinde her zaman yeniden bir karar verilebilmesinin mümkün bulunmasına, yargılamanın aşaması gereğince tasarruf konusu taşınmazların alacak miktarını karşılamayacağı hususunun tereddütsüz tespit edilmemiş olmasına göre (kaldı ki bu hususta ilk derece mahkemesi tarafından her zaman karar verilebilecek olması da göz önüne alındığında) mahkemece davalıların ayrıca menkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konması talebinin reddinde herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediği-