«Usulüne uygun tebliğ edilmeyen depo emrindeki borcun ödenmediği» gerekçesiyle, iflas kararı verilmeyeceği- Tebligat Kanununun 35. maddesine göre Ticaret Sicilindeki adrese tebligat yapılabilmesi için;önce, tebliğ olunacak evrakın muhataplarına normal usulle tebliğe çıkarılması, bu şekilde tebliğin mümkün olmaması halinde, sicil adresine tebligat yapılması gerektiği—
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından, aracı kuruluş hakkında açılan iflas davasında, mahkemenin olayda iflas koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini inceleyeceği, SPK’nın aldığı kararları denetleyebileceği (irdeleyebileceği) ancak bu davada davalının «SPK’nın aldığı aracı kurumun faaliyetini sürekli olarak durdurma ve borsa bankerliği belgesinin iptali kararı»nın iptali için İdare Mahkemesinde açtığı davanın sonucunu beklemesinin gerekmediği—
Ticaret Mahkemesince, «iflas ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğu»na ilişkin icra mahkemesine yapılan şikayetin sonucu beklenmeden, iflas davasında karar verilebileceği—
İcra takibine konu olmayan alacak iddiası “itirazın kaldırılması ve iflas talebini içeren davada ileri sürülemez. -Takibe dayalı iflas davasında; alacaklı, takip konusu alacağı dışındaki sair başka alacaklarını yargılama platformuna taşıyamaz. Dava ve itirazın kaldırılması talebi, takip talebinde belirtilmemiş alacağa inhisar etmektedir. Mahkemece bu husus nazara alınarak, takibe dayanak olmayan alacak hakkında herhangi bir karar verilmemiş olması yerindedir.
Depo emrinin ilanen tebliğine karar verilen durumlarda, 7 günlük depo emri süresinin, gazetedeki ilan tarihinden 15 gün sonra işlemeye başlayacağı—
«İtirazın kaldırılması ve iflas talebi»ni içeren davalarda, davacının gerçekten davalıdan alacaklı olup olmadığının ve alacak tutarının genel hükümlere göre araştırılması gerekeceği—
Takip konusu yapılmamış olan alacağın, depo kararına dahil edilemeyeceği-
Bir borçlu hakkında ancak bir kez iflas kararı verilebileceğinden, «davalı hakkında başka (veya ayni) mahkemede iflas kararı verildiği»nin bildirilmesi halinde, bu kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak, eğer kesinleşmemiş ise, bu kararın kesinleşmesinin «bekletici mesele» yapılması eğer kesinleşmiş ise, açılan (görülmekte olan) davanın «konusu kalmadığından reddine» -ya da «konusu kalmadığından, karar verilmesine mahal olmadığına» şeklinde- karar verilmesi gerekeceği—