İcra mahkemesinde görülen işler ivedi işlerden olan istihkak davasına dair temyiz incelemesinin duruşmalı yapılamayacağı- Muhasebeci, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili değilse de, sonrasında davalı üçüncü kişiler tarafından hacizden itibaren 7 günlük süre içerisinde istihkak iddiasını içerir dilekçe icra müdürlüğüne sunulduğundan, işin esasına girilmesi gerektiği-
Geri alma (istirdat) davasının bağlı olduğu bir yıllık süreyi "İİK. m. 72/VII" dava açmaksınız geçiren borçlu, TBK. m. 82/II uyarınca iki yıl içinde sebepsiz zenginleşme davası açabilir mi ?
Kültür varlığı niteliğindeki menkullerin 2863 s. Kanun ve ilgili mevzuata uygun olarak haczinin mümkün olduğu- Müze Müdürlüğü yazısında; "dava konusu eserlerin monte edildiği evin satın alınması nedeniyle 7 adet eserin üçüncü kişiye ait taşınmazın mülkiyeti içinde kaldığı, ancak 7 adet kültür varlığının borçlunun koleksiyonu dışında hiçbir koleksiyona kaydedilmediği, dava konusu kültür varlıklarının 'devlet malı' niteliğinde olması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığının mülkiyetinde olduğu ve anılan kültür varlıklarının Müze Müdürlüğüne getirildiği ve koruma altına alındığının" bildirildiği, bilirkişi raporunda, "söküm esnasında yapıya herhangi bir zarar verilmediği, yapıdan alındığı için taşınmazın bütünlüğü ve taşıyıcı sistemine zarar vermeyeceğinin" belirtildiği, Müzeye taşınan kültür varlıklarının yapıdan ayrılırken zarar gördüğüne dair dosya da bilgi belge de yer almadığı anlaşıldığından, üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının (devlet malının haczedilmezliği ilkesi gereği) "dava şartı yokluğundan usulden reddi" yerinde "esastan reddi" gerektiği-
Taraflar arasındaki protokolde, davacı üçüncü kişinin istihkak davasına konu hacizli menkul mallara ilişkin olarak çek verdiği, çeklerin 3. kişi tarafından ödenmesi halinde 3. kişinin borçlu ile herhangi bir hukuki ve fiili bağı olmadığı, dayanak takip dosyasında bir daha haciz yapılmayacağının taraflar arasında kabul edileceği, son çekin ödenmesi itibari ile tarafların birbirlerini gayr kabili rücü şekilde ibra etmiş olacakları belirtilmiş olup söz konusu protokolde dayanak takip borcunun ödeneceği, davadan veya takipten feragat edileceği gibi hususlarına yer verilmediği görülmekle davaya konu haczin kaldırıldığının net olarak söylenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince olanak bulunması halinde icra memurunun da refakate alınarak haczin yapıldığı yerin ve adresinin tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekeceği- Davacı üçüncü kişinin beş ayrı yerde şubesi olduğunu belirttiği, bu durumda Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacıya ait şube bilgilerinin istenmesi, haciz mahalline ilişkin adres netleştikten sonra, taraflarca sunulan diğer delillerin de ona göre değerlendirilmesi gerekeceği-
İflas davasının sonucunda verilecek iflas kararı kesinleştiğinde, borçlu hakkındaki icra takipleri düşeceği için dava konusu haciz de ortadan kalkacağından, ayrıca, borçlu hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi üzerine; konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekeceğinden, iflas kararının, istihkak davasının şartlarına doğrudan etki edeceğinin kabulü gerekeceği, o halde ilk derece mahkemesince; iflas davasının sonucu bekletici mesele yapılarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekeceği-
Üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkin davada, İİK'nın 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğundan yasal karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği-
Uyulan bozma ilamına göre borçlu şirketin istihkak davasında davalı sıfatı ile davaya katılması için duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkartılarak taraf teşkilinin sağlanması ile yetinilmiş olup borçlu şirketi ile ilgili olarak tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği-
Üçüncü kişi şirket, "borçlunun şahsi borcundan dolayı şirket mallarının haczedilemeyeceğini" iddia etmişse de, şirketin tek ve hakim ortağı olan takip borçlusu tüzel kişiliğin perdesine sığınarak borçlarını ödemekten kaçındığından, davacı üçüncü kişi şirketin istihkak davasının reddine karar verilmesi gerektiği-
İcra Müdürlüğünce, Banka'ya gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi üzerine Bankanın hesap üzerinde rehin hakkını ileri sürülmesi, haciz ihbarnamesine itiraz mahiyetinde olup, bu itirazın İİK'nin 89. maddede düzenlendiği şekilde çözümlenmesi gerekeceği, alacaklı vekili tarafından istihkak iddiasının reddi talebiyle açılan davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekeceği-
İcra Müdürlüğünün yasal prosedürü uygulayarak takip borçlusuna ve alacaklı vekili adına çıkartacağı tebligat ile 60 no'lu varakayı göndermesi, istihkak iddiasına karşı beyanda bulunmak üzere 3 gün verip, bu süre içinde itiraz edilmemesi halinde istihkak iddiasının kabul edilmiş sayılacağı yönünde uyarıda da bulunması gerekeceği, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen 3 gün içinde itiraz edilmezse bu kez istihkak iddiasının kabul edilmiş sayıldığı belirtilerek haczin kaldırılmasının mümkün olacağı-