Mahkemece, davalılardan ...’nın paydaş muris ...’nın mirasını reddettiğinden bu davalı açısından davanın reddine karar verildiği, murisin mirasını reddeden davalı ...’nın UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre eşi ve alt soyunun bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece, TMK’nın 611. maddesine göre işlem yapılarak mirası reddetmemişler ise, hak sahiplerinin davaya dahil edilmesinin sağlanması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, öncelikle tüm tarafların muhdesat iddiasını kabul edip etmediklerine dair beyanlarının tespit edilmesi, muhdesat konusunda ihtilaf bulunduğunda muhdesat iddiasında bulunan davalı ...’ya muhdesatın aidiyeti konusunda dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmesi, açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, tüm tarafların muhdesat iddiasını kabul etmesi veya muhdesatın aidiyeti davası açılıp da muhdesatın davalı ...’nın murisi ...’ya aidiyetine karar verilmesi halinde; bilirkişiden rapor alınmak suretiyle satış bedelinden ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenerek, muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedelin ise payları oranında paydaşlara dağıtılması ve dağıtım oranlarının hükümde açıkça gösterilmesi; mahkemece verilen süre içerisinde dava açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuşcasına davaya devam edilmesi gerekeceği-
Mahkemece, gerekçe ve hükümdeki çelişkiler giderilerek asıl ve birleştirilen davada yargılama giderleri ve vekalet ücreti her dava için ayrı ayrı ve doğru olarak belirlenmek koşulu ile usulüne uygun bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekeceği-
Mahkemece, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin kaza tarihini kapsadığı sonucuna varılması halinde kira sözleşmesinin uzun süreli ve üçüncü kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işletenin ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, asıl davada davalı şirketin işletenlik sıfatının devam edip etmediği, birleştirilen davada diğer davalı şirkete işletenliğin geçip geçmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve nedeni de izah edilmeden, .............. tarihli ikinci bilirkişi raporuna itibar olunarak karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği, şu halde; mahkemece önceki raporlar arasındaki çelişki giderilmek üzere, önceki bilirkişi heyetinden farklı şekilde oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden, ayrıntılı, açık ve denetime elverişli rapor alınarak ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekeceği-
Borçlular asıl alacağa itiraz etmediklerinden, alacaklının yalnızca faiz yönünden itirazın kaldırılması talebinde bulunduğunun sabit olduğu, o halde Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının, faiz oranına ve faiz miktarına yönelik itirazın kaldırılması talebinin esasının incelenmesi suretiyle gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu aldırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu yapıların ve ağaçlarının kamulaştırma alanı içiresinde kalıp kalmadığının tespiti amacıyla mahkemece muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmaz hakkında kamulaştırma ile ilgili kayıt ve belgelerle kamulaştırma haritası getirtilip taşınmaz başında uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılması, fen bilirkişi eliyle kadastro paftası ve kamulaştırma haritası ölçekleri eşitlenerek zemine uygulanması, bu yolla muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın gerçekten kamulaştırma alanı içinde kalıp kalmadığının, davacı tarafın tespit davası açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bu hususları gösterir denetime elverişli rapor alınması, toplanan ve toplanacak tüm delillerin sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekeceği-
E. davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemeyeceği, hukuki yararın dava koşulu olduğu-
Mahkemenin maddi tazminat yönünden hükmettiği miktarlara hangi gerekçeyle nasıl ulaştığının hükmün gerekçesinde açıkça belirtilip tartışılması gerektiğinin gözetilmemesinin doğru olmadığı-
Mahkemece; yeni bir aktüer hesap bilirkişisinden rapor alınarak öncelikle davacıların yoksun kalınan tam zararlarının hesaplanması, yapılan hesaplamadan sonra tam zararlarının poliçe limiti aşması nedeniyle KTK'nun 96. maddesine göre garame hesabı yapılması, SGK’ya yazı yazılarak dava konusu olay nedeniyle, iş kazası yönünden herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde murisin vefatı nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı yönünden araştırma yapılarak hasıl olacak sonuca göre temyiz eden davalı yönünden sorumlu olunan tazminat miktarının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece talep edilen miktardan daha fazla miktarda cenaze ve defin giderine hükmedilmesinin doğru olmadığı-