Davanın, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle istirdat istemine ilişkin olduğu- Mahkemece, öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden kaçak kullanım olup olmadığı, var ise davacının sorumlu olması gereken miktarın kaçak tutanak tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri çerçevesinde hesaplanması konusunda taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Bozma kararı, hor kullanma zararının hesaplanmasına ilişkin olup, bunun dışında kalan demirbaş zararına ilişkin talep konusu tutarlar, hor kullanma zararı kapsamında olmadığından bu bakımından hükmün kesinleştiği- Mahkemece; tarafların usuli kazanılmış haklarına riayet edilerek alanında uzman bilirkişilerden önceki raporlardaki tespitler incelenip kira süresi de dikkate alınmak suretiyle; bedelleri önceki bozma kararına uygun şekilde talep konusu her bir kalem bakımından hor kullanım- olağan kullanım ayrımı yapılıp, olağan kullanımdan kaynaklandığı tespit edilen kalemler ile kiralananda var olduğu ispat edilemeyen demirbaşlar ve eşyalar hesaplamaya dahil edilmeksizin hor kullanım zararının tespitine yönelik taraf ve yargı denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece; dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdiiyle, kaçak tahakkuku nedeniyle davalı şirketin, davacı taraftan isteyebileceği bedelin tespiti noktasında, kaçak tutanak tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde hesaplamayı içerir, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli, davacının itirazlarını da karşılar şekilde rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalı taraf savunmasında davacının taşınmazını, tarımsal arazi olarak değil, depo olarak kullandığını iddia etmesine rağmen, bilirkişi raporlarında davacıya ait taşınmazın tapu kaydındaki niteliği belirtilmiş, taşınmazın fiili kullanım durumuna göre tarımsal arazi niteliği taşıyıp taşımadığının tespit edilmediği, mahkemece söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak davacıya ait taşınmazın tapu kaydındaki vasfı dikkate alınarak karar verildiği, bu durumda mahkemece; taşınmaz başında fen bilirkişi ve ziraatçi bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazların her ikisinin de fiili kullanım durumuna göre tarımsal arazi niteliği taşıyıp taşımadıkları tespit ettirilerek tarımsal bütünlük sağlanıp sağlanmadığı hususlarında ayrıntılı, denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekeceği-
Kaçak elektrik kullanımından kaynaklı tahakkuk ettirilen fatura bedelinden borçlu olmadığının tespiti istemi- Dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdiyle, kaçak tahakkuku nedeniyle davalı şirketin, davacı taraftan isteyebileceği bedelin, kaçak tutanak tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde tereddüte yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiği-
Uyulmasına karar verilen bozma kararı doğrultusunda davacıya ödendiği anlaşılan bedel tenzil edilmek suretiyle yapılacak hesaplama sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bozma gereklerini karşılamayan rapor doğrultusunda hüküm tesisinin hatalı olduğu-
Mahkemece, her ne kadar, davalı anne ve baba yönünden, ev başkanı sıfatından kaynaklanan sorumluluklarının davacı tarafından ispatlanamadığı belirtilmiş ise de, davalıların ev başkanı olarak oluşan zarardan, kusursuz olarak sorumlu bulundukları, davacı tarafından ispatının gerekmediği, davalıların ise sorumluluktan kurtulmaya yönelik, alışılmış şekilde, durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle çocuğu gözetim altında bulundurduklarını, dikkat ve özen göstermeleri halinde dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceklerini ispat edemedikleri anlaşıldığından; mahkemece; davalı anne ve babanın, ev halkından olan küçüğün meydana getirdiği zarardan, ev başkanı sıfatıyla kusursuz sorumlu oldukları dikkate alınarak, oluşan zarar miktarından sorumlu tutulmaları gerekeceği- Mahkemece; davacı idarenin yangına müdahalesine yönelik görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmediği, müterafik kusurlu olup olmadığı hususunda konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan ( orman ve elektrik mühendislerinden oluşacak şekilde ) aldırılması, davacı idarenin müterafik kusurlu olduğunun belirlenmesi halinde ayrıca olayın oluş şekline göre takdiri indirim yapılması hususu birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu- Davalı anne ve babanın kendilerine asaleten, çocukları .......... adına velayeten verilen vekaletname ile yargılamada vekil ile temsil edildikleri, davalı çocuğun yargılama sırasında ergin olduğu anlaşılmakla, mevcut vekili ayrıca görevlendirmek suretiyle, usuli sorunu ortadan kaldırabileceği açıklanarak, bu yönden kendisine imkan tanınması suretiyle yargılamaya devam edilmemiş olmasının doğru olmadığı-
Hakem heyetince kusur konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden, ........... Çocuk Mahkemesi ................ sayılı ceza dosyası da dosya içerisine alındıktan sonra, buradaki beyanlar dikkate alınarak ve var ise alınmış hükme dayanak raporlar da değerlendirilmek suretiyle davalı yanın somut itirazlarını da karşılar nitelikte kusur raporu alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği- İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için, Adli Tıp Kurumu'ndan ya da üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları’ndan olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece; ödeme belgelerine karşı çıkılması halinde doğruluğunun araştırılması ve ödeme belgelerini de değerlendirecek şekilde yeniden bilirkişi raporu aldırılarak, delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Bölge adliye mahkemesince; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için, yeniden konunun uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davacının itirazlarını karşılar biçimde, önceki bilirkişi raporlarını da irdeleyen ve çelişkiyi giderecek mahiyette, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; davacının talebi yanlış değerlendirilmek suretiyle raporlar arası çelişki giderilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı-
