Davacı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından davalı özel eğitim kurumuna yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkin davada, davacı idare müfettişlerince yapılan denetimler sonucu hazırlanan soruşturma raporu ve ekleri dosyada mevcut olup özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin alacağı destek eğitiminin türü ve süresi konusunda RAM raporunun belirleyici olduğu da gözetilerek, her bir öğrenciye ait RAM raporları da dosyaya kazandırıldıktan sonra, dosyanın konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii ile talebe konu ödemelerin yapıldığı öğrencilerin her biri için gün ve saat karşılaştırması da yapılarak, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği-
Davacı bankanın kredi kapama açıklaması ile gönderilen paradan 18 aylık iki adet telefon faturası bedelinin ve bir kısım kredi taksitlerinin ödenmiş olduğu nazara alındığında, davalının 18 ay boyunca telefon faturalarının ödenip ödenmediğini, ödenmiş ise ne şekilde ödendiğini keza aynı şekilde kredinin ödenip ödenmediğini takip etmediği anlaşılmakla mahkemece bu hususta tarafların kusur veya varsa müterafik kusur durumunun, alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle taraf ve yargı denetimine uygun şekilde belirlenmesi gerektiği-
Davalı ile aralarında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğu buna göre, acil hal nedeniyle sunulan hizmetlerden ilave ücret alınmayacağı- Gerekçesiz bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı-
Davacı, aracının davalı yedieminde iken (boş bir araziye terk edildiği, kaza yapıldığı, ön tarafın tamamen göçük ve darbeli, camlarının kırık olduğu, damperinin olmadığını ve bu nedenle) zarar görmesi nedeniyle icra takibi sırasında belirlenen değerini istemekte olup mahkemece, davalının haksız eylemi nedeniyle davacının uğradığı gerçek zararın hüküm altına alınması gerektiği; aracın kıymet takdir tutanağında ve dava değeri olarak belirtilen meblağ ile bilirkişi raporunda hesap edilen toplam zarar miktarı arasındaki farka hükmedilmesinin hatalı olduğu; davacının zararı tam olarak karşılanmadığı- Mahkemece, davacının gerçek zararının, davalının teslim görevini yerine getirmediği yıl itibariyle, aracın tamir edilebilir olup olmadığı, tamir edilebilecek ise onarım gideri ve değer kaybı, tamir edilebilecek durumda değil ise aracın o tarihteki değerinin tespiti için uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Diş tedavisine dair tazminat tutarının bilirkişi raporunda inceleme konusu yapılmadığı, soyut bazı gerekçelerle miktarın belirlendiği anlaşıldığından bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve sonuca varmaya elverişli olmadığı-
İnşaat kazısından kaynaklı maddi zararlarının tazmini istemine ilişkin davada, dava açılmadan evvel davacılar tarafından yaptırılan delil tespiti sırasında aldırılan bilirkişi raporları ile mahkemece yargılama sırasında keşif sonrasında alınan raporlar arasında uyum olmadığı gibi, davalı tarafın rapora yönelik itirazlarının da değerlendirilmediği anlaşıldığından, mahkemece; bu itiraz ve çelişkilerin giderilmesi gerektiği-
Konut kredisinin erken kapatılması üzerine kendisinden fazla para alındığını iddia eden davacının açtığı alacak davasında konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden, taraflar arasındaki sözleşmenin bağlayıcılığı da düşünülerek ve sözleşme maddelerinin de uygulanması suretiyle, gerekçeli heyet raporu alınarak karar verilmesi gerektiği-
Davalı tarafından alınan fesih ve cezai şarta ilişkin kararın iptali talebine ilişkin davada, dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arsında 26.01.2009 tarihli optik sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşmede, “2008 yılı” ibaresinin, 2009 yılı yazılacakken maddi hata ile sehven yanlış yazıldığı düşünülerek, bu husus ve taraflar arasındaki 2009 yılı sözleşmesi de değerlendirilmek suretiyle, bilirkişi raporu da alınarak karar verilmesi gerektiği-
Vekalet sözleşmesinden doğan ücret alacağı iddiasına dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece, avukatlık ücret sözleşmenin imzalandığı tarihte murisinin fiil ehliyeti ve akıl sağlığının yerinde olup olmadığı ve sözleşme altında yer alan imzanın murisi ait olup olmadığı yönünden tarafların belirttiği delillerin toplanması ve yöntemince adli tıptan alınacak rapor sonucu bir karar verilmesi, yapılacak inceleme sonucunda murisin sözleşmenin yapıldığı sırada akıl sağlığının yerinde olduğu ve imzanın murise ait olduğu tespit edilir ise davalıların, davacı avukatın görevini yapmadığı iddiaları da dikkate alınarak davacının istifasının haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Malın ayıplı olması durumda, tüketicinin seçimlik haklarının 6502 s. Yasanın 11. maddesinde düzenlendiği- Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahip olduğu ve satıcının, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlü olduğu- Tüketicinin de bu hakkını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içerisinde hareket etmesi gerektiği- Mahkemece, araca ait kasko ve zorunlu trafik sigorta dosyaları, servis kayıtları getirtilerek, araç üzerinde konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetine inceleme yaptırarak araçtaki ayıbın gizli veya açık ayıp olup olmadığı ve bu mevcut bulguların üretim hatasından mı yoksa kullanım hatasından mı kaynaklandığının kesin olarak belirlenerek, ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği değerlendirilerek, davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyiniyet kuralları, tarafların hak ve menfaatleri değerlendirilerek aşırı bir dengesizliğe neden olup olmayacağı, araçtaki ayıp nedeniyle seçimlik hakkından bedel indirim uygulanmasının gerekip gerekmediği değerlendirilerek hüküm tesisi gerekirken, "aracın aynı vasıf ve nitelikle yenisi ile değiştirilmesine" karar verilmesinin hatalı olduğu-
