«Tapusuz taşınmaza Hazine’nin el atmasının önlenmesi» istemiyle açılan davada, mahkemece davacıya «tescil davası» (MK.713) açmak üzere süre verilmesi gerekeceği–
Kural olarak kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlarla ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin genel mahkemeler olduğu, Kadastro Mahkemeleri’nin yetkisinin ise kadastro tutanağının düzenlenmesi ile başlayacağı-
Müşterek mülkiyet konusu taşınmazlar hakkında, paydaşlardan her birisinin, diğer paydaşlardan bağımsız olarak taşınmaza elatan üçün-cü kişiler aleyhine - taşınmazın tamamı için - elatmanın önlenmesi davası açabileceği–
Açılan «elatmanın önlenmesi» davasında sulh hukuk mahkemesin- ce verilen “görevsizlik kararı” kesinleşince, davacının on günlük hak düşürücü süre içinde, davacının görevli mahkemeye başvurarak, tebligat çıkarması gerekeceği-
Genel sulardan, herkesin kadim kullanma haklarını engellememek koşulu ile gereksinimi oranında yararlanabileceği–
Mer’a olarak sınırlandırılmış bir yerin, aksi kanıtlanarak, lehine sınırlanan kamu tüzel kişiliğine karşı el atmanın önlenmesi davası açı-labileceği–
Davacının verdiği dava dilekçesinin müdahalenin ortaya çıkış şekli bakımından yeterli bir açıklamayı içermediği, bu nedenle yerel mahkemenin direnme kararının bozulmasının gerektiği-
El atmanın önlenmesi davalarının, para ile değerlendirilmelerinin mümkün olması nedeniyle, nisbi harca bağlı olduğu–
MK.683’den kaynaklanan «mülkiyet hakkı»nın, sahibine -uygulamadaki isimleriyle- «istihkak davası» ve «müdahalenin (elatmanın) önlenmesi» davalarını açma hakkı tanıdığı –
Bozmaya uyulmakla kural olarak yanlar yararına usuli kazanılmış hakların oluştuğu, o halde, davalının yaptığı faydalı giderler ve ödenen bedel için davalı yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle müdahalenin men'i davasının kabulünün gerektiği-
