Tapu ve zilyetlik yolu ile ormandan yer kazanılmasını sağlayan 3402 sayılı Yasa’nın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmakla ne suretle olursa olsun ormandan taşınmaz edinme olanağının kalmadığı, bilahare bu yerde tapulama tespiti yapılmış olmasının, önce yapılan ve davacı tarafından süresinde itiraz edilen orman tahdidine itiraz davasının öncelikle çözüme ulaştırılması gereğine etkili olmadığı, zira uyuşmazlıkta hukuksal ve sağlıklı çözüme ulaşılabilmesi için dava edilen taşınmazların, orman sayılan yerlerden olmadığına ilişkin sav ile açılan orman tahdidine itiraz davasının sonuca ulaşması icap edeceği-
Başkasının taşınmazı üzerine söğüt ve kavak ağacı diken kişinin bunları kesip götürebileceği gibi, taşınmaz malikinin de bunların kesilmesini isteyebileceği –
Tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi davasının kayıt maliki ya da mirasçıları tarafından açılabileceği–
Aynı taşınmaza ilişkin olan önceki davada, davalıların, "... biz, söz konusu 88 parsel sayılı taşınmazı bıraktık, müdahalede bulunmuyoruz" demeleri üzerine; davacının o davadan vazgeçmesine ve davanın vazgeçme nedeniyle reddedilmesini, temyize konu elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin davada, kesin hüküm niteliğini vermek olanağının bulunmadığı-
Çaplı taşınmazlara yönelik elatmanın önlenmesi davalarında keşif sırasında nirengi ve poligon noktalarının (taşlarının) bulunamaması ha- linde, kadastro sırasında var olan sabit sınır ve tesislere poligon noktası niteliği verilerek ölçüm yapılması gerekeceği–
Özel suyun varlığından söz edebilmek için tapulu araziden çıkmasının, miktarı itibariyle, üzerinde çıktığı taşınmazın sınırlarından taşmamasının ve M.K. 679. maddesinde öngörülen koşulları taşımasının gerektiği-
İntifa hakkı sahibi olmayan çıplak mülkiyet sahibinin tahliye davası açmasının mümkün olmadığı-
El atmanın önlenmesi davalarında keşif sırasında belirlenen değe-re göre nisbi harcın davacıya tamamlattırılmasından sonra, davanın esa- sına girilmesi gerekeceği–
Genel sulardan, herkesin kadim kullanma haklarını engellememek koşulu ile gereksinimi oranında yararlanabileceği–
