Parsel tam paylı olarak kayıt maliki adına tapuda kayıtlı olduğu sırada ve birleştirmeden önce üzerinde binanın bulunup bulunmadığı varsa bu bina ile birlikte satılıp satılmadığı hususu üzerinde durulması gerekeceği-
Dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, tarafların 1995 yılında yapılan resmi taksimle 1993 yılında yapılan taksimden döndükleri, taşınmazın 1995 yılında yapılan resmi taksime uyarınca tapuya tescil edildiği, taşınmazın tadilat projelerinin 1995 yılındaki resmi taksime uygun şekilde yapıldığı ve uzun yıllardır mevcut haliyle kullanıldığı anlaşıldığına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
E.tmanın önlenmesine ilişkin davada, davalı Okul Aile Birliğinin tüzel kişiliği olmadığından davada taraf ehliyeti bulunmayıp Okul Aile Birliğine karşı açılan davanın Milli Eğitim Bakanlığı adına açıldığının kabulü gerektiğinden Milli Eğitim Bakanlığı'na davanın yöneltilerek dava dilekçesinin tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiği-
Zilyetliğe vaki elatmanın önlenmesi, ecrimisil davasında, tüm iş ve işlemler 1086 sayılı HUMK döneminde meydana geldiğine göre HUMK'nun 193/3. fıkrası uyarınca görevsizlik kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren 10 günlük hak düşürücü süre içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi ve bu şekilde dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekeceği-
Miras payının devri sözleşmesinin kapsamı keşfen belirlenmeden, miras payının devri bakımından tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu- 3402 s. Kadastro Kanununun 22/a maddesi gereğince yapılan pafta yenilemesi sonucu yeni parsel numaraları oluştuğundan eski parsel numaraları bakımından iptal ve tescile karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Tespit davalarının sonucunda verilecek hükmün infaz olanağının bulunmadığı, bu hükümlerle sadece bir olgunun tespit edilmiş olacağı, henüz yıkılmayan ve bu hali ile kullanılarak yararlanılmaya devam edilen kaçak yapı niteliğindeki muhdesatın da az veya çok bir değerinin, en azından enkaz değerinin bulunacağı, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşımazın üzerinde bulunan muhtesatla birlikte satılması halinde bu nitelikteki muhdesat nedeniyle satış bedelinin az veya çok artacağı, kaçak yapı niteliğinde olduğu gerekçesiyle muhtesata değer verilmemesi halinde taşınmazın satışından pay alacak olan diğer taşınmaz maliklerinin kaçak yapı niteliğindeki muhdesat nedeniyle meydana gelecek değer artışından haksız şekilde yararlanacakları ve sebepsiz zenginleşecekleri gözetildiğinde muhdesat aidiyetinin tespitine ilişkin davalarda muhdesatın kaçak yapı olup olmamasının sonuca etkisi bulunmadığının kabulü gerekeceği-
Gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olmayıp, delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmeyeceği, süre verilen tarafın belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılacağı-
Dayanak ilamda, taşınmazın aynıyla ilgili olmayan ve taşınmazın üzerinde bulunan muhdesata yönelik mülkiyet uyuşmazlığı bulunmakta olup, bu konuya ilişkin ilamlar kesinleşmeden takip konusu yapılabileceğinden buna bağlı olarak eklentilerin de aynı şekilde takibe konu edilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı-
Davalı dava dilekçesini 23/08/2011 tarihinde tebliğ almış, kabul beyanını içerir dilekçesini ilk oturum tarihi olan 22/02/2012 tarihinden sonra 22/03/2012 tarihinde dosyaya ibraz etmiş olup, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması için gereken şartlardan olan kabulün en geç taraf teşkilinden sonraki ilk duruşma oturumunda yapılması ve davalının hal ve durumu itibarı ile dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması şartları bir arada gerçekleşmediğinden; diğer davalıların ise dosyaya yansıyan yazılı ya da sözlü kabul beyanları bulunmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları gerekeceği-
Taşınmaz üzerindeki iki katlı ahşap binanın giriş katına, ekli krokide görüldüğü üzere davacının mutfak, yatak odası, banyo, wc ve koridordan müteşekkil ilave inşaatı yaparak, ana yapının giriş katına eklediği, böylece eski binanın giriş katındaki eski bağımsız bölümün kullanım alanını genişlettiği, bu eklentilerin ana yapıdan ayırt edilemeyeceğinden faydalı ve zaruri masraf olarak nitelenemeyeceği; eş anlatımla, davacının bu ana yapının eklentileri konumundaki bu imalatlar yönünden davasının kabulüne karar vermek gerekeceği-
