Keşfin yapıldığı tarihten 2 yıl sonra taşınmaz su altında kalmış olup bu kısa süre içinde üzerinde ağaç yetişmesi mümkün olmadığı gibi davacı tarafından iddia edilen ağaçların sayısı ve niteliğine ilişkin herhangi bir delil de elde edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekeceği-
Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, davalara ait dosyaların Kadastro Mahkemesi'ne re’sen devrolunacağı; Kadastro Mahkemesi'nin yetkisinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı-
Davacının kendi kiracısı ile düzenlediği kira sözleşmesi usulüne uygun olarak feshedilmediğinden veya kiracının tahliyesi için tahliye davası açılmadığından sözleşmenin, tüm hükümleri ile geçerli olup tarafları bağlayacağı-
Davacının kendi kiracısı ile düzenlediği kira sözleşmesi usulüne uygun olarak feshedilmediğinden veya kiracının tahliyesi için tahliye davası açılmadığından sözleşmenin tüm hükümleri ile geçerli olup tarafları bağlaması gerekeceği-
Kiracı tarafından açılan muarazanın giderilmesi ve fazladan ödenen aidat bedellerinin istirdatı istemine ilişkin davanın kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu-
Aidiyetin tespitine ilişkin ibarenin tapu kütüğünün şerhler hanesine yazılmayacağı; sadece açıklayıcı nitelikte olmak üzere beyanlar hanesinde yer verilmesiyle yetinilmesi gerekeceği-
Paftasında yol vasfı ile bırakılan yada kadastro çalışmalarında tescil harici bırakılan taşınmazlar hakkında açılan davalarda TMK'nun713/3 maddesi uyarınca taşınmaz köy sınırları içinde ise Hazine ve Köy tüzel kişiliği, Belediye sınırları içinde ise Hazine ve ilgili Belediye Başkanlığı yasal hasım niteliğinde olup davanın bu kişilere yöneltilmesi gerekeceği-
Herkesin, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlü olduğu; özellikle, taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermenin yasak olduğu-
Dava konusu taşınmazın Kumluca başka dosyada davalı olması nedeniyle tapu kaydında maliki belli olmayıp, elatmanın önlenmesi muristen gelen miras hakkına dayandığından bu yönden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. ve 27. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevlimahkemeye gönderilmesine, ancak kal isteği yönünden HMK'nun 167. maddesi (HUMK 46) gereğince ayırma (tefrik) kararı verilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına ve Kadastro Mahkemesi'nde görülen uyuşmazlığın bekletici mesele sayılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Davacının muhdesatın önemli bir bölümünün kendisi tarafından meydana getirildiğine ilişkin somut delil bulunmadığından, davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekeceği-