Mahkemece her ne kadar davalı taraf lehine hapis hakkı tanınmasının düşünülmesi doğru ise de; hükmedilecek hapis hakkı bedelinin ............ Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada belirleneceği dikkate alınarak bu davanın sonucunun beklenmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hapis hakkı bedeli belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
8. HD. 24.06.2021 T. E: 2546, K: 5481-
Davacılar, davalı paydaş ... ......'nin dava konusu taşınmazın bir kısmını kendisine ait turizm şirketlerine otobüs park yeri olarak kullandırdığını öne sürerek anılan davalıdan ecrimisil talep etmişler ve dava dilekçesinde tanık deliline dayanmışlarsa da; mahkemece tanık isimlerinin bildirilmesi için süre ve imkan tanınmadan hüküm tesis edildiği, hal böyle olunca; mahkemece, davacılar vekiline tanık isimlerini bildirmesi için süre ve imkan tanınması, tanık bildirilmesi halinde, mahallinde yeniden keşif icra edilerek tanıkların bilgilerine başvurulması, taşınmazın iddia edildiği şekilde davalı tarafça otobüs park yeri olarak kullandırılıp kullandırılmadığının tespit edilmesi ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Bir taşınmaz üzerinde 406 sayılı Kanun'un 14. maddesi hükmünce telgraf ve telefon tesisatı kurulmasının, malikin taşınmazı kullanma ve ondan yararlanma haklarını engellememesi halinde mümkün olduğu, dosya içindeki bilgi ve belgelere göre taşınmaza direk dikmek suretiyle elatıldığı davalı kurum tarafından faydalanıldığı anlaşıldığından davacının Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına değer verilerek; davalı kurumun elatma tarihi ile elatmaya son verildiği tarih tespit edilip davacı alacaklı tarafından talep edilen ecrimisil dönemi de dikkate alınarak bilirkişiye ecrimisil alacağı hesaplattırılarak sonucuna göre itirazın iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Ecrimisilin haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle; (ecrimisil bedelinin) en azı kira bedeli, en fazlası 'mahrum kalınan gelir kaybının karşılığı zarar' olduğu- Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı faydanın (olumsuz zararın) ecrimisilin kapsamını belirleyeceği-
Dosya kapsamında yer alan belge incelendiğinde, davası reddedilen davacıların, dava konusu meskenle ilgili birbirlerinden kira veya eşya ile ilgili talepte bulunmayacaklarını belirterek belgeyi imzaladıkları, davalı mirasçı ...’in belgede imzasının olmadığı ve muvafakata katılmadığı anlaşıldığından, bahsi geçen belgenin, bir kısım davacıların kendi aralarında imzaladıkları muvafakatname adı altında adi yazılı bir belge olduğu ve davalının muvafakata katılan kişiler arasında olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacıların kendi rızaları ile davalının hiç bir bedel ödemeksizin taşınmazı kullanmasına izin verdiklerinin düşünülmesinin hatalı olduğu-
8. HD. 21.06.2021 T. E: 2020/1993, K: 5297-
8. HD. 17.06.2021 T. E: 620, K: 5226-
Tescilin iptali kararının yenilik doğurucu değil açıklayıcı nitelik taşıdığı, bu durumda davalı tarafından mülkiyetin hiç kazanılmadığının kabulü gerekeceği, geçerli bir hakka dayanmayan kullanımın iyiniyetli olamayacağı ve bu hususun tapu iptal ve tescil ilamı ile de kesinlik kazandığı hususu değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
Ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık sürenin dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlayacağı- Dava konusu ilk dönem olan 2007 dönemi için dava konusu taşınmazın mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği aylık ecrimisil bedeli belirlendikten sonra müteakip yıllara on iki aylık ortalamaya göre ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunan miktardan az olmamak üzere ecrimisile hükmedilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının isabetsiz olduğu-
