Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu .... nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu ve davalının taşınmazda bir müddet oturduğu, eldeki dosya davalısı tarafından tescilin yanlış yapıldığı iddiası ile dava konusu.... no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescili için .......... tarihinde açılan davada bahsi geçen dairede 10 aydır eldeki dosya davalısının oturduğunun beyan edildiğinin anlaşıldığı, ancak dosya kapsamından davalının dava konusu taşınmazı ne zaman boşalttığının net olarak anlaşılamadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu- Dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmış olmasına rağmen, mahkemece tanık isim ve adreslerinin bildirilmesi için süre ve imkan verilmediği ve tanık dinlenmeden karar verildiği anlaşıldığından, mahkemece usulüne uygun şekilde tanık isim ve adreslerinin bildirilmesi için süre ve imkan verilmesi, davacı tanıkları dinlenerek davalının taşınmazda oturduğu ve taşınmazı boşalttığı tarihlerin tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekeceği- Mahkemece, dava konusu ilk dönemdeki kira bedeli belirlenip buna ÜFE oranında artış uygulanarak ilerleyen yıllar ecrimisil bedelinin belirlenmesi gerekirken, her dönem ecrimisil bedelinin ayrı ayrı belirlenmesinin isabetli olmadığı-
8. HD. 10.06.2021 T. E: 2019/5348, K: 4998-
Taşınmazın başkasına satılmasının, kiracının kişisel hakkını ortadan kaldırmayacağı, davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası değil, 6570 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kiralananın tahliyesi ve kira alacağı davası açması gerekeceği-
25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık sürenin dava tarihinden geriye doğru işlemeye başladığı-
Bozma ilamında da izah edildiği üzere; davacı dava dilekçesinde, ecrimisile ilişkin işlemiş faiz talebini açıkça belirttiğine göre her dönem için tahakkuk eden ecrimisile dönem sonundan itibaren işleyecek faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığı- Bozma ilamında belirtildiği halde, tarafların murisine ait veraset belgesi ya da nüfus aile akit tablosu dosyaya kazandırılmadan, davacının miras payının 1/2 olduğunun kabulü ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı- Mahkemece yapılması gereken işin; taşınmazların ilk talep tarihi olan 2004 ve 2006 dönemlerinde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenip sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilmesi olduğu- Mahkemece, mahallinde yapılacak keşifte davalı tarafından belirtilen masrafların yapılıp, yapılmadığı, yapılmış ise değerleri tespit edilerek sonucuna göre ecrimisil bedelinden mahsup edilmesi gerekirken dosya içerisinde yer alan adi yazılı belgelere itibar edilip, sadece tanık beyanlarına değer verilerek ecrimisil mahsup edilmiş olması doğru olmadığı gibi davacı asil tarafından dosyaya ibraz edilen dilekçede, banka hesabına davalı tarafından ........ TL kira bedelinin gönderildiğinin beyan edilmiş olması karşısında anılan banka hesabına gönderilen ve talep konusu ecrimisil dönemi içerisinde kalan ödemelerin hükmedilen ecrimisil bedelinden mahsup edilmesi gerekeceği-
Dava konusu davacıya ait 379 ada 10 parsel ile davalıya ait bağımsız bölümün üzerinde bulunduğu 379 ada 2 parselin Uyap sisteminden (Tapu / Kadastro seçeneğinden) yapılan inceleme doğrultusunda kaydı kapandığına göre yeni parsel numarası üzerinden infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken, kapalı kayıt üzerinden karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, bu hususun kamu düzeniyle ilgili olduğundan re’sen gözetilmesi gerekeceği-
8. HD. 09.06.2021 T. E: 2020/711, K: 4902-
Dava konusu taşınmazda davacı ... Genel Müdürlüğü’nün tam malik bulunduğu, davacı ile davalı 3533 Sayılı Kanun'un 1. maddesinde gösterilen kuruluşlardan olduğu sabit olduğundan, bu Kanun'un 2570 sayılı Kanun'la değişik 4. maddesi gereğince eldeki uyuşmazlığın "Hakem" sıfatı ile çözümlenmesi gerekeceği-
Dava konusu edilen dükkanın bulunduğu ..... no'lu parsel tapuda halen arsa vasfında kayıtlı olup arsa üzerindeki binada kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulu olmadığından, pay satın alan kişilerin arsa üzerinden pay satın aldığının kabulü gerekeceği, davacı eldeki davada dava dışı müteahhitten aldığı payın karşılığının çekişme konusu dükkan olduğunu iddia etse de; yargılama sırasında davacı tanığı olarak dinlenen binanın müteahhidinin beyanında, davacıya satmak istediği dükkanın dava konusu edilen dükkan olmadığını bildirdiği, bu hali ile davacının payının karşılığının çekişme konusu dükkan olduğunun kanıtlanamadığı, sonuç olarak mahkemece; hesaplanacak olan ecrimisilin, davacının payı karşılığı olan 2/15'i üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Bozma ilamında açıklandığı üzere davacı tarafından dava dilekçesinde duvara ilişkin bir talep olmadığından ve mahkemece taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiğinden duvar yönünden elatmanın önlenmesi ve kal kararı verilmiş olmasının doğru olmadığı- Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde bozmaya uyulmuş ve bu doğrultuda hükmün 1. fıkrasında duvar yönünden bir karar verilmemişse de maddi hataya düşülerek kararın gerekçe kısmının son paragrafında “duvarın davalı tarafından kaldırılmasına” ibaresine yer verilmiş olmasının doğru olmadığı- Mahkemece bozma ilamına uyularak duvar yönünden hükmün 1. fıkrasında duvara ilişkin bir karar bulunmadığı halde hükmün 3. fıkrasında “duvarın kaldırılmasına” ibaresinin bulunması yanı sıra müdahalenin sonlandırılması ve kal için de davalıya süre verilmesinin doğru olmadığı-