E.tmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin davada, taşınmazın temlik edilmesine karşın mahkemece HMK. mad. 125 uyarınca usuli işlemler tamamlanmadan işin esası yönünden karar verilmesinin hatalı olduğu- Karşı davada davacı vekaletsiz işgörme hükümlerine göre alacak talep edilmesi ve borcun senetle ödendiği savunulduğundan bu konuda araştırma yapılmamasının da hatalı olduğu-
Kira sözleşmesinin varlığının ancak, yazılı delille ispat edilebileceği- Sözlü kira sözleşmesi kurulduğu yolundaki savunmanın, ilgilisine yemin teklif etme hakkı verebileceği; ayrıca HMK. 202 ve 203. maddelerinde değinilen ayrıcalıkların da gözetilmesinin gerekeceği- Senetle ispat zorunluluğuna (HMK. mad. 200) ilişkin miktarın yıllık kira tutarına göre belirleneceği-
Dava taşınmazın aynına yönelik olmayıp beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin olduğundan yerel bilirkişi beyanları, zirai bilirkişi raporu, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri dikkate alındığında davacıların tespit günü itibariyle taşınmaz üzerindeki fiili kullanımı kanıtlandığından davacıların davasının kabulü ile dava ve temyize konu bölümlerin fiili kullanım durumlarına göre davacıların fiili kullanımda olduğuna dair şerh verilmesi gerektiği-
6306 sayılı Kanun kapsamında risk tespiti yapıldığından bahisle yıktırılmasına karar verilen taşınmazın riskli yapı olup olmadığının tespiti talebi ile açılan davanın tespit davası niteliğinde (HMK. mad.106) olduğu ve davanın adli yargıda görülmesi gerektiği- İdari işlemlere esas olacak şekilde tespit kararı verilemeyeceği hususu da nazara alınarak işin esasının incelenmesi gerektiği-
Dava konusu taşınmazı gösterir, tespit tarihi olan 2010 yılına en yakın tarihli yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafının getirtilip bilirkişi heyetiyle keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın tespit tarihinde ve öncesinde kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı tespit edilip, tespit tarihine en yakın tarihli uydu fotoğrafı da değerlendirilerek, taşınmazın tespit tarihindeki niteliğini bildiren, gerekçesi ile birlikte eylemli orman sayılıp sayılamayacağı belirlenip karar verileceği-
Çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin davada, sadece ecrimisil bedeli esas alınmak suretiyle karar ve ilam harcı alınması ve el atmanın önlenmesi yönünden nisbi harç alınmaksızın davanın ikamesi ve yürütülmesinin isabetsiz olduğu- Taşınmazın herbir davalı tarafından el atılan kısımlarının değerinin tespiti ile bu değer üzerinden nispi peşin harcın alınması ve bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerektiği-
E.tmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği-
Nitelik yitirme nedeniyle orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kaydı iptal edilen taşınmazın, satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca iadesi, aksi takdirde tazminat istemine ilişkin davada, taşınmazın 6292 Sayılı Kanunun 7/1-a maddesi kapsamında bulunan taşınmazlardan olması nedeniyle davacıya iadesinin mümkün olmadığı; davalının 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazineye yaptığı başvurunun bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davanın komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkin açıldığı- Komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi davalarında davalının kusurlu olması aranmayacağı- Davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunduğu takdirde davalının kusurlu olup olmamasının, kasıtlı hareket edip etmemesinin, elatmanın önlenmesi davasına etkili olmayacağı- Davalının hiçbir kusuru olmasa dahi, elatmanın önlenmesine, eski hale getirme ve tazminata hükmedilebileceği- Komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle davacının uğradığı zararlar ile bunların giderilmesine ilişkin önlem ya da önlemler kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi ve ondan sonra toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek infaza elverişli biçimde(alınacak önlemler belirtilmek suretiyle) hüküm kurulması gerektiği-
Davacı ... Yönetiminin kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için eldeki davayı ikame ettiği anlaşıldığından davalının yargılama giderinden sorumlu tutulması ve aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununa 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen 36/A maddesindeki düzenlemeye aykırı olduğu; ne var ki, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun olduğundan, hüküm fıkrasının vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin 3, 4, 5, 6 ve 7. bentleri hükümden tamamen çıkartılarak bunların yerine, “3402 sayılı Kanuna 6099 sayılı Kanun ile eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı ... yönetimi üzerinde bırakılmasına, yine aynı madde gereğince davacı ... Yönetimi lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilip onanması gerektiği-
