Paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi isteğine ilişkin davada, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebileceği, hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan birinin öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabileceği, ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağının olmadığı, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekeceği-
E.tmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat isteklerine ilişkin davada, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmasının doğru olmadığı- Ecrimisil istemi dava tarihinden önceki döneme ilişkin olup davacının dava açıldığı tarihte maliki olduğu taşınmazlarla ilgili olarak ecrimisil miktarının belirlenmesi ve davacının taşınmazlardaki payı oranında belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekeceği-
Ortada iptal edilinceye kadar hukuken geçerli bir imar planının mevcut olduğu ve davalının imar planına dayanarak burayı yol olarak kullanmasının haksız kullanım olduğunu söyleyebilme imkanının bulunmadığı-
Her bir dönemin getirdiği ecrimisil miktarı ayrı ayrı belirlenerek tahakkuk tarihleri itibariyle kademeli olarak faize hükmedilmesi gerekirken toplam ecrimisil miktarına tahakkuk ettiği aylardan itibaren faiz uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
İdari işlemin, idari yargı yerinden veya idare tarafından iptali halinde sicil kayıtlarının dayanağının kalmayacağı, kaydın yolsuz tescil durumuna düşeceği , bu durumda da kadastral parsele dönüleceği-
Davalılar paydaş olmayıp 3. kişi konumunda bulunduklarından, intifadan men olgusunun gerçekleşmesine gerek olmadığı ve ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği- Davacının mülkiyet hakkının başlangıcının belirlenmesi açısından, dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydı ile ilk tesisinden itibaren tüm tedavül belgelerinin mercinden temini ile dosya arasına alınması gerektiği-
Doğrudan mülkiyet hakkını ilgilendiren eldeki tapu iptali-tescile yönelik dava hakkı mutlak biçimde mülkiyet hakkı sahibine ait olduğuna göre, taşınmazda mülkiyet ya da mülkiyet dışında bir hak sahibi olmayan davacı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün davada taraf sıfatı (aktif dava ehliyeti) bulunmadığının kabulü gerekeceğinden, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Zilyetliğin tespiti ve korunması isteğine ilişkin davada, davacının ne ayni ne de kişisel hakkı söz konusu olmadığına göre, uyuşmazlığın zilyetliğin korunmasına yönelik TMK'nun 981 vd. maddeleri hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği ve görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu-
Taraflar arasında boşanma davası devam ederken ecrimisil istemli davanın açıldığı bilinerek, boşanma kararı yargılama aşamasında kesinleştiğinden dava tarihi itibariyle evliliğin devam ettiği, taşınmazın aile konutu olup davalı eş tarafından kullanılmasının haksız ve kötüniyetli sayılamayacağının tartışmasız olduğu; davanın reddi gerektiği-
Davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekeceği-
