İçerik Akışı
İcra ve İflâs Hukukuna İlişkin 'Makale ve İnceleme Yazıları', 'Hukuki Mütalâalar' ve Yüksek Mahkemenin Önemli İçtihatları (Ücretsiz Kitap Duyurusu)
Sevgili Meslektaşlarıma...
Cebrî İcra Kanunu Taslağı
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan İcra ve İflas Kanunu Bilim Komisyonunca hazırlanan Cebrî İcra Kanunu Taslağı, karşılaştırma cetveli ve görüş bildirim formu ile birlikte yayımlanmıştır.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip- Satış isteme süresi- Kamu düzeni-
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte, İİK'nın 150/e maddesinde öngörülen satış isteme süresinin hak düşürücü nitelikte olması ve süresinde satış istenmemesi hâlinde takibin düşeceği hususunun kamu düzenine ilişkin emredici bir kural niteliği taşıması nedeniyle, bu hususun istinaf dilekçesinde açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi Bölge Adliye Mahkemesince re'sen gözetilmesi gerektiği- "Satış isteme süresinin geçirilmiş olması hususunun kamu düzenine ilişkin olmadığı, bu nedenle HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı yapılması gerektiği ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun resen ele alınamayacağı" görüşünün Kurul çoğunluğunca kabul edilmediği-
Kapıcı- İş sözleşmesi- Çalışma saatleri-
3 katlı ve 8 daireli bir apartmanda geçen kapıcılık hizmetinin tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı mı olduğunun tespiti bakımından, işyerinin kapasitesi gözetilerek tanıkların yeniden dinlenmesi suretiyle günlük işlere harcanan mesainin somutlaştırılması, kalorifer yakma görevinin ve süresinin araştırılması ve toplam çalışma saatlerinin günde 7,5 saat hesabıyla gün sayısına dönüştürülmesi gerekirken, eksik inceleme ile verilen direnme kararının bozulması gerektiği-
İstihkak davası- Kesinlik sınırı- Mahcurların değerinin tespit edilmemesi- Borçlu ile 3. kişi şirket müdür ve ortakları arasında eskiye dayalı bağ-
Hacze konu mahcuzların değer tespitine yer verilmediğinden, uyuşmazlık konusu mahcuzların değerinin kesinlik sınırını geçmediğinin söylenemeyeceği- Dava konusu haciz, davacı 3. kişinin ticaret sicil adresinde yapılmış olup haciz sırasında borçlunun hazır bulunmadığı- Ticaret sicil kayıtlarına göre, davacı 3. kişi şirketin borcun doğumundan çok önce kurulduğu- Mahkemece, "bir kişinin hem borçlu hem de 3. kişi şirkette de ortak ve müdür olarak yer aldığı, bir başka kişinin de her ikisinde ortak olarak yer aldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, borcun doğumundan önce, ortak ve müdür olan kişinin borçlu şirketten ayrıldığı, her ikisinde ortak olan kişinin de 3. kişi şirketten ayrıldığı- Haciz mahallinde ele geçirilen evrakların bir kısmının davacı 3. kişi şirkete ait olduğu, mahalde ele geçirilen borçlu şirket yetkilisine ait kimlik fotokopisi ve periyodik muayene evrakının niteliği ve güncelliğinin nazara alınması gerektiği, şirket ortaklarının kardeş olmalarının muvazaayı göstermeye yeterli görülmediği- Borçlu ile 3. kişi arasında mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığı ispatlanamadığından davacı 3. kişinin açtığı istihkak davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Dava dilekçesi- Haczin kaldırılması- Hâkimin davayı aydınlatma ödevi-
Davacının dava dilekçesinde haczin kaldırılmasını talep etmesine rağmen yargılama aşamasında ödeme emirlerinin iptalini de istemesi karşısında HMK'nın 31. maddesi uyarınca talebin açıklattırılarak netleştirilmesi gerektiği; ayrıca ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, hak düşürücü sürelerin geçip geçmediği, davacının şirketteki hukuki konumu, istifa durumu ve mülga 506 sayılı Kanun'un 80. maddesi kapsamındaki müşterek ve müteselsil sorumluluk şartlarının oluşup oluşmadığının ticaret sicil kayıtları ve tebliğ belgeleri üzerinden eksiksiz şekilde araştırılması gerektiğinden bahisle eksik incelemeye dayalı direnme kararının bozulması gerektiği-
Jokey- At binme ücreti- Grup sigortası-
Jokeylerin at binme ücretlerinden mevzuatta öngörülen yasal kesinti dışında Yüksek Komiserler Kurulu kararına istinaden yapılan kesintilerin haksız olup olmadığının tespiti bakımından, toplanan paralarla grup sigortası yaptırılıp yaptırılmadığı ve davacının bu sigortadan fiilen yararlanıp yararlanmadığı hususlarının araştırılması gerektiği-
Hizmet tespiti- İşçilik alacağı- Kuvvetli delil-
Hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle re'sen araştırma ilkesinin geçerli bulunduğu, işçilik alacakları davasında verilen kararın bu davalar bakımından kesin delil değil ancak kuvvetli delil niteliği taşıdığı ve davalı işveren tarafından belirli bir dönem için tam süreli bildirim yapıldığı da gözetilerek, apartman kayıtlarının incelenmesi ve tanık beyanlarının denetlenmesi suretiyle çalışmanın tam mı yoksa kısmi süreli mi olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması gerektiğine ve bu nedenle eksik incelemeye dayalı direnme kararının bozulması gerektiği-
Mülkiyet hakkı- Kazanılmış hak- Satış yoluyla devir-
Asıl dava yönünden; 3573 sayılı Kanun'da 4086 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında zeytinlik vasfındaki taşınmazın tapu kaydına konulan ve veriliş amacı dışında kullanılamayacağına, bölünemeyeceğine ve aksi halde Hazinece geri alınacağına ilişkin şerhin, kanun hükmüne dayandığı, mülkiyet hakkını ihlal etmeyip aksine taşınmazın niteliğinin korunmasını amaçladığı gerekçesiyle şerhin terkini talebinin reddine ilişkin direnme kararının onanmasına; birleşen dava yönünden ise, zeytincilik parseli olarak tahsis ve tescil işlemleri tamamlanarak üçüncü kişilere devredilen taşınmaz bakımından 4086 sayılı Kanun'da satış yoluyla devri engelleyen bir hüküm bulunmadığı ve kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek tapu iptali ve tescil isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulması gerektiği- "Dava konusu taşınmazın üzerinde malik tarafından herhangi bir imar ihya ıslah çalışması yapılmadığı, mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporu ve tespitlere göre 3573 sayılı Yasa'nın aradığı imar ihya koşulunun oluşmadığı ve tescilin en baştan beri yolsuz nitelikte olduğu, bu nedenle direnme kararının onanması gerektiği" görüşünün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-
Yargılama hatası- Kamu düzeni- Nispi istinaf nedeni-
İlk derece mahkemesince usulüne uygun dayanılmayan tanıkların dinlenmesi şeklindeki yargılama hatasının, kamu düzenine ilişkin mutlak bir istinaf sebebi olmayıp taraflarca ileri sürülmesi gereken nispi bir istinaf sebebi niteliğinde bulunması ve davalı tarafça istinaf dilekçesinde bu usuli hataya açıkça dayanılmamış olması karşısında, bölge adliye mahkemesince istinaf sebepleriyle bağlılık kuralı aşılarak resen inceleme yapılamayacağı gerekçesiyle direnme kararının bozulması gerektiği- "İlk derece mahkemesince davalı erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar usulüne uygun şekilde dayanılmayan tanık beyanları uyarınca hükme esas alındığı, bu karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf dilekçesinde tanık beyanlarının yeterli ve somut olmadığına ilişkin itirazın ileri sürülmesi nedeni ile bölge adliye mahkemesince verilen direnme kararının onanması gerektiği" görüşünün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-
