İçerik Akışı

Bilinen son adres- Usulsüz tebligat- Kararın dokuz yıl sonra tebliği- Dürüstlük kuralı- Hakkın kötüye kullanılması-

Davacının duruşmada bildirdiği adres “Bilinen son adres” olduğuna göre, kararın bu adres yerine, mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğinin usulsüz olduğu ve kesinleştirme işlemi geçersiz olduğundan, davacının temyiz talebinin süresinde olduğu- Anlaşmalı boşanmaya ilişkin kararın dokuz yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra davalı tarafından tebliğe çıkarılmasının dürüstlük kuralına aykırı ve "hakkın kötüye kullanılması" niteliğinde olduğu-

Mülkiyet hakkından kaynaklanan müdahalenin men’i ve ecrimisil talebi- Temelden (topraktan) satış-

Henüz inşaat halinde olan tamamlanmamış binadan bağımsız bölüm edinmeyi amaçlayan "topraktan satış" "temelden satış" şeklinde isimlendirilen satışlarda alıcının, arsanın gerçekte yükleniciye ait olmadığını, kat karşılığı inşaat yapılmasının amaçlandığını, yüklenicinin edimini yerine getirmemesi halinde satın aldığı bağımsız bölümde hak sahibi olamayacağını bilmekte ve her türlü riski göze olarak bu tür bir davranış içine girmekte olduğu- Yüklenicinin edimini yerine getirmemiş olması nedeniyle isteyemeyeceği bir hakkı sözleşmeden doğan kişisel hakkını devrettiği haleflerinin isteyebilmesi mümkün olmadığı- Yüklenici şirket ile arsa sahipleri arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yüklenici ile davalının yapmış olduğu satışların sonucunda, davalıya anılan dairenin teslim edildiği, davalının çekişmeli daireleri kullanmaya başladığı tarihte iyiniyetli olduğu, ne var ki, bu iyiniyetli kullanımların, davacılar tarafından açılan dava sonucu verilen inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin kararın kesinleşmesi ile son bulduğu anlaşıldığından, eldeki davanın açıldığı tarihe de gözetilerek ve haksız işgal tazminatı talep tarihleri dikkate alındığında ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı- Dava konusu taşınmazın davacılar adına kayıtlı bulunması sebebiyle davalının iyiniyetinden bahsedilemeyeceği ve mülkiyet hakkından kaynaklanan müdahalenin men’i ve ecrimisil isteklerine ilişkin davada ecrimisil talebinin de kabulüne karar verilmesi gerektiği-

Tasarrufun iptali- Borcun doğum tarihi

Mahkemece "tasarrufun iptali davasına dayanak yapılan takibe konu çeklerden tarihi en erken olanına göre iptali istenen tasarrufların, borç doğmadan önce yapıldığı" kabul edilmişse de, davacı-alacaklı ile davalı borçlu arasındaki temel ilişkinin çok daha önce başladığı, dosya kapsamındaki beyanlar ile takibe konu edilen çekler ve sunulan faturalardan da görüleceği gibi, "tarafların devamlılık arz eder" şekilde davaya konu tasarruf öncesinde iş yaptıkları anlaşıldığından, iptali istenilen takip dayanağı borcun konusunu oluşturan temel ilişkinin başlama tarihinin daha önce olduğu kabul edilerek bu tarihten sonra yapılan satışlar yönünden işin esasına girilmesi gerektiği-

Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararı- Yargılama giderleri

Evlilik birliği devam ederken üçüncü kişiyle birlikte olma iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkin davada davalılardan biri hakkında görevsizlik kararı verildiğinden, görevsizlik kararı verilmesi üzerine yargılama giderlerine görevli mahkemece karar verileceği-

Fesih- İşten toplu çıkarma-

Fesih bildiriminin yazılı yapılması ve toplu çıkarımlarda dahi kişiye özgü ve yazılı olmasının zorunlu olduğu ve haklı fesih halleri hariç fesih bildiriminin yazılı yapılmaması feshi başlı başına geçersiz kılacağı- Somut uyuşmazlıkta, işveren tarafından işçiye doğrudan bir fesih bildirimi yapılmamış, toplu işçi çıkarılacağı ilanen belirtildiğinden fesih bildiriminin yasal ve usule uygun olmadığı-

Sigortalı makinenin kurtarma masraflarının tahsili istemi-

Davacı tarafından balçıklı toprağa batan sigortalı iş makinası için yapılan masrafların makina korunması, kurtarılması ve nakline ilişkin olduğu, olayın oluşumu ile örtüştüğü, bu çalışmalara ilişkin faturalarda belirtilen birim fiyatların serbest piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu belirtilmiş olup, sigorta ettiren davacı tarafından talep edilen masrafların, TTK 1448 gereğince makul gider mahiyetinde olduğu ve davacı tarafından talep edilebileceği-

Mirasın reddi- Şikayet- Borca itiraz-

Mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının, icra takibinin kesinleşmesinden önce alındığı hallerde, mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin iddianın, "borca itiraz" olduğu ve ödeme emrinin tebliği üzerine takibin şekline göre yasal süre içinde ilgili merciye yapılması gerektiği- Mirasın hükmen reddine ilişkin ilamın, takibin kesinleşmesinden sonra alınması halinde ise, borçlunun talebinin "borca itiraz" değil, "şikayet" olarak değerlendirilmesi gerektiği-

Aynı kişinin kendisine karşı alacaklı ve borçlu olması- Borcun sona ermesi-

Aynı tüzel kişinin işleteni olduğu iki aracın maddi hasarlı trafik kazasında alacaklı ve borçlu sıfatları aynı kişide ve aynı malvarlığı kesiminde birleşmesi halinde borç sona erer mi?

Gemi üzerinde hapis hakkı- Hapis hakkına yönelik şikayet veya itirazlar- Haciz işleminin iptali-

Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibinde alacaklının başvurusu ile icra müdürlüğünce aynı tarihte tamir amaçlı tersanede bulunan gemi üzerinde hapis hakkı uygulanması ve hapis hakkına istinaden geminin fiilen haczedilip hapis hakkı defterine kaydedilmesi ve bu konuda tutanak düzenlenerek borçluya ödeme emri tebliği üzerine, borçlunun, hapis hakkına yönelik şikayet veya itirazlarını icra dairesine yapabileceği- Borçlu hakkında hapis hakkının kullanılması suretiyle doğrudan taşınır rehininin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, takibin kesinleşmediği ve dosya kapsamında alınmış herhangi bir ihtiyati haciz kararı bulunmadan anılan gemi hakkında icra müdürlüğünce kesinleşme öncesi fiilen haciz tutanağı düzenlendiği görülmekle, "kesinleşme öncesi ihtiyati haciz kararı alınmadan haciz yapılmayacağı" gerekçesiyle geminin haczine ilişkin şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiği-

İşveren feshi- Kıdem, ihbar tazminatı-

İşçiye, iş akdinin 1 ay sonra feshedileceğinin önelli fesih bildirimi ile tebliğ edildiği ve işverenin bu fesih bildiriminde haklı neden göstermediği, işçinin kendisine tanınan ihbar süresinde çalışmaya devam ederken işverenin bu defa ihtarname gönderip işçiyi yazılı olarak uyardığı, bu uyarısında davacı işçinin işleri düzgün yapmadığı, müşterilerle konuşma tarzının uygun olmadığı gibi genel hususlarda somutlaştırılmadan itham edildiği ve bu ihtarda fesih iradesinin olmadığı ihtarı alan ve çalışmaya devam eden işçinin karşı ihtarla işverenin dile getirdiği hususların asılsız olduğunu söylediği, işçiden karşı ihtarnameyi alan işverenin ihbar önelinin bitimine 2 gün kala işçiyi hem noterden gönderilen ihtarname hem de sözlü olarak uyardıkları halde davranışlarını düzeltmediği gerekçesiyle işten çıkarttığı durumda feshin işveren feshi olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve işçinin kıdem,ihbar tazminatlarına hak kazandığı-