Toplanan delillerden kocanın, annesinin evliliğe ve eşine ölçüsüz müdahalesini kasıtlı olarak önlemediği, bu suretle eşini zor durumda bıraktığı ve evlilik birliğinin mutluluğunu sağlamaya yönelik yükümlülüklerini yerine getirmediği gerçekleştiğine, bu sebeple kadınla aynı oranda kusurlu olduğu kabul edildiğine göre, kadının boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece davacı kadının boşanma davasında tam kusurlu kabul edilmesinin vekalet ücreti takdirine engel olmayacağı-
Boşanma davası için, geçerli bir evliliğin mevcudiyeti yeterli olup, evliliğe ilişkin bir kaydın varlığının zorunlu olmayacağı düşünülmeden ‘kayıtlı bir evlilik bulunmadığından’ bahisle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmayacağı-
Hukuk muhakemeleri kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış davada; davalıya katıldığı duruşmada delilleri sunması için süre verilmemesi ve sunduğu delil listesi de reddedilerek savunma hakkının kısıtlanması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalının gösterdiği deliller toplandıktan sonra sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekeceği-
Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılığın diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olduğu-
Mahkemenin çocuğun ve tarafların barınma, geçim kaynakları ile, ekonomik/sosyal durumları konusunda, taraflardan bilgi edinmesi, onlardan açıklama istemesi, gerektiğinde, tanıkların beyanına başvurması bu şekilde bilgi toplandıktan sonra bünyesinde uzman bulunduran bir mahkemeden istinabe yoluyla uzman bilirkişi incelemesi yaptırabileceği-
Davanın konusuz kalması durumunda yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bir karar verilmesi gerekeceği-
Boşanma sebebi olarak kabul edilen kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışından sonra, koca tarafından baba evine bırakıldığının kanıtlanmasına göre; kadının ortak konuttan normal koşullarda ayrılmadığının kabulü gerekeceği, ortak konuttan normal kabul edilemeyecek koşullarda ayrılmış olan kadının da, bu ziynetlerini yanında götürmesinin beklenemeyeceği, bu durumda; ziynetler yönünden ispat yükünün kadında olmayıp; davacı-davalı kocada olduğu, davalı koca da ziynetlerin konuttan ayrılırken kadın tarafından götürüldüğünü veya kadın tarafından bir başka şekilde tasarruf edildiğini kanıtlayamadığından ziynet davasının kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılmış olursa olsun bağışlanmış sayılacağı-
