Boşanma davasında davalının süresinde yetki itirazında bulunması ve davacının da davadan feragat etmesi halinde, yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, yetki uyuşmazlığı çözülmedikçe feragat sebebiyle hüküm tesis edilemeyeceği, feragatin ancak yetkili mahkemece karara bağlanacağı-
Boşanma davası olarak açılmış davada ıslah ile ziynet eşyala­rı da dava kapsamına almışsa da, ıslah ile dahi olsa dava konusu edilmeyen bir talebin dava kapsamına alınmasının usu­len mümkün olmadığı- Ziynet alacağı davasında davacının ziynetlerin aynen teslimini isteyebileceği gibi sadece bedelinin tahsilini de isteyebileceği-
Boşanma davasının eki olarak istenen nafaka ve tazminatların kabul veya reddinde ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceği-
Davalı-davacı kocanın boşanma davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı-
Davacının velayetin değiştirilmesine ilişkin talebi reddedilmiş, ancak kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine karar verilmiş­ olup; davanın kısmen kabulü söz konusu olmadığından ve davacının kademeli talebi kabul edildiğinden davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdiri gerekeceği-
Davacının, davalı aleyhine talep ettiği manevi tazminat isteği, Borçlar Kanununa dayanmakta olup boşanmanın eki niteliğinde olamayacağı,bu talebin aile hukukundan kaynaklanmaması sebebiyle bu isteğin davadan tefriki ile görevsizlik kararı verilmesi gerekeceği-
Davalı koca tanıkları dinlenmediği gibi, davalı da dinlenmelerinden feragat etmediğinden mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanununun 243 ve devamı maddeleri uyarınca tanıkların dinlenmesi, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekeceği-
Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekeceği-
Davacı-davalı kadının talep ettiği tazminatlara faiz uygulanmasını da istediği, boşanmanın fer'i niteliğindeki tazminatların (TMK. md. 174/1-2); boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren muaccel ( istenebilir ) hale geleceği, faiz talebi varsa, belirtilen tarihten geçerli olarak faize hükmedilmesinin gerekeceği, davacı-davalı kadın lehine maddi tazminata karar verildiği ve faiz talebi de bulunduğu halde; mahkemece maddi tazminata faiz uygulanması kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu (HMK. md. 297/son); bozmayı gerektirdiği-
Davacı-davalı kocanın ölmeden önce vermiş olduğu tanık listesindeki tanıklar usulünce dinlenmeden eksik incelemeyle karar verilemeyeceği-