Sadece duyuma dayalı olan olayların boşanma sebebi oluşturamayacağı, davalı kocanın güven sarsıcı davranış içine girdiğine ilişkin tanık beyanlarının, duyuma dayalı olduğundan; boşanma nedeni olamayacağı gibi, kusur tespitine de esas alınamayacağı-
TMK. mad. (118-395)'den kaynaklanan bütün davalara “Aile Mahkemesi” sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı-
Boşanma davalarında dava sırasında talep edilen boşanmanın eki niteliğindeki tazminat ve nafakaların harca tabii olmadığı, mahkemece boşanma davası için karar harcı alınması gerekirken, nafaka ve tazminatlar üzerinden nisbi karar harcının tahsiline karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektireceği-
Davalı-davacı kadın; kocanın davasına verdiği cevap dilekçesi ile ziynet ve çeyiz eşyası taleplerinde bulunmuş ise de; bu taleplerin boşanmanın eki niteliğinde olmadığından harca tabi olduğu, davalı-davacı kadının, kocanın davası içerisinde usulüne uygun harcı ödenerek açılmış bir karşılık davasının da bulunmadığı, mahkemece bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı yerine kesin hüküm oluşturacak şekilde ret hükmü kurulmasının isabetsiz olduğu-
Mahkemece öncelikli olarak özel boşanma nedeni olan zina hakkında delillerin değerlendirilmesi gerekirken bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacı-karşı davalının tanığı M.'in davalı-karşı davacının eşine küfür ve hakaret ettiğine ve aile birliğine ait görevlerini yerine getirmediğine ilişkin sözlerine değer verilerek davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddinin doğru olmadığı-
Dava dilekçesinde alınan başvurma harcının dava dilekçesinde yer alan bütün istekleri kapsayacağı, ziynet alacağına ilişkin nispi harcın tamamlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulmasının mümkün olmadığı-
Davalı eş boşanma davasını kabul etmiş ve boşanmanın sonuçlarına ilişkin fer’i taleplerde bulunduğundan, davalının açtığı bir karşı boşanma davası bulunmadığından hâkimin taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak karar vermiş olmasının bozma nedeni sayılacağı-
En az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılacağı, bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekeceği-
Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup, toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının TMK. mad. 184 çerçevesinde takdiri gerekirken, davacı asil dinlenilmeksizin vekilinin beyanı ile boşanma hükmü kurulmuş olmasının isabetsiz olduğu-