HUMK.’nun 213 ve 377. maddeleri gereğince taraflara gönderilen davetiyelere yazılan «yokluğunuzda duruşmaya devam edilecektir» söz-cüklerinin «yokluğumuzda hüküm kurulacaktır» ihtarını da kapsadığı–
«Boşanma ve yoksulluk nafakası takdir edilmesi»ne ilişkin ek dava-da, kocanın vekili olan avukatın daha sonra kadının açtığı «nafakanın arttırılması» davasında, kadını temsil edemeyeceği–
Boşanmanın fer’i (eklentisi) niteliğindeki taraflarca düzenlenmiş olan protokolün, ilamın hüküm fıkrasına geçirilmeden, karar metnine aynen alınmasının, hakimin örtülü onayı niteliğini taşıyacağı–
Boşanma davasında yetkili mahkemenin davacının ikametgahı ve tarafların en son 6 ay süre ile birlikte oturdukları yer mahkemesi olduğu, bir davanın görülmesinde birden fazla yer mahkemesinin Yasa gereği yetkili bulunması halinde seçim hakkının davacıya ait olacağı-
Tayin edilen kesin süre içinde gösterilmeyen tanıkların daha sonra dinlenmiş olmaların halinde, sözlerinin hükme dayanak yapılamayacağı–
Davadan sonraki olayların ve aradaki yaş farkının boşanma nedeni yapılamayacağı-
Boşanmanın mâli sonuçlarını içeren sözleşmenin taraflarca yazılı olarak mahkemeye verilebileceği gibi sözleşme içeriğinin tutanağa da geçirilmekle yetinilebileceği ancak bunun geçerli olmasının hakimin tasdikine bağlı olduğu–
Yabancı bir ülkede ikamet etmekte olan Türk vatandaşına, boşanma davasına ait davetiyenin nasıl tebliğ edileceği–
Boşanma kararının, «onu temyiz etmeyeceğini» bildiren taraf için hemen kesinleşeceği–