4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK.Md.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağladığı, şu halde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı-
Evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kanaati tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklandığından ve davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmediğinden davanın reddi gerektiği-
Resmi nikah olmaksızın birlikte yaşamadan doğan maddi ve manevi tazminat uyuşmazlığının aile mahkemesinin görev alanına girmeyeceği-
Tensiple verilen sürede tanık listesi verilmemesinin kesin süreye uymama sonuçlarını doğurmayacağı-
Dava konusu olayda Medeni Yasa'nın ikinci Kitabı içerisinde yer alan 369. maddenin uygulanması gerektiğinden eldeki davaya aile mahkemesinde bakılmasının gerekeceği-
Görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınmasının zorunlu olduğu; velayetin düzenlenmesine ilişkin davaya Aile Mahkemelerinde bakılacağı-
Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmediğinden boşanma isteğinin reddi gerekeceği-
Davalıya duruşma gününün ilanen tebliğ edilmesinden sonraki oturumda; davalının açık adresinin yeterince araştırılmadığından bahisle davalının adresinin UYAP sisteminden tespit edilmesi ve davalıya yeniden davetiye çıkarılmasına karar verildiği, bu karar uyarınca davalının adresinin nüfus müdürlüğü ve zabıta tarafından ayrı iki adres olarak tespit edilip bildirilmiş olmakla, davalının tespit edilen bu adreslerinde dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeden yeterli inceleme ve soruşturmayı kapsamayan adres araştırmasıyla yetinilerek yargılamaya devamla davalının yokluğunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Boşanma hükmü kesinleşmeden davacının ölümü nedeniyle evlilik birliği ölümle sona erdiğinden boşanma kararında tasdik edilmiş boşanma protokolündeki hükme dayalı olarak tapu iptal ve tescil kararı verilemeyeceği-
