Araç satış sözleşmesi nedeniyle düzenlenen bonodan dolayı menfi tespit istemine ilişkin davada, temyiz incelemesi görevi Yargıtay 19.Hukuk Dairesi Başkanlığı'na ait olduğu-
Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden ve böylece İİK'nun 72/4 maddesinde hükme bağlanan tazminat koşulları oluşmadığından davalı yararına icra tazminatına hükmedilemeyeceği-
Kısa kararda "davanın reddine" denildiği halde gerekçeli kararda, "davanın reddine, %40 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" denilerek, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulamayacağı-
Davalı vekili, menfi tespit davasının yargılamasında davacılardan biri hakkındaki icra takibinden feragat ettiklerini bildirdiklerinden davacı bakımından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasında şirket kaşesi üzerindeki imzanın tanzim tarihindeki şirket yetkilisine ait olduğunun sabit olup,davacının borçlu olmadığını ispat külfetinin davacı yanda olduğu-
6102 sayılı TTK.nun 793/1. maddesi uyarınca ibrazdan ya da ibraz müddetinin geçmesinden sonra yapılan bir cironun, ancak alacağın temliki sonuçlarını doğuracağı-
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit-bono iptali davasında, asıl dava ve birleşen davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmolunduğundan davalılardan ..... yararına asıl ve birleşen davada ayrı ayrı olmak üzere hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca hesaplanacak nisbi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olacağı-
Davacı yan işe girerken kendisinden teminat amaçlı alınan senedin işten çıktığında iade edilmeyip icra takibine konulduğunu, bu nedenle borçlu olmadığının tespitini talep ettiğinden takibe konu senedin, işçi ile işveren arasında iş akdinden kaynaklandığının kabulü ile uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülmesi gerekeceği-
Davacı tarafın, takip dosyası üzerinden kendisine gönderilen yenileme emri üzerine menfi tesbit davası açtığı ve icra mahkemesine şikayet yoluyla yenileme emrinin iptalini istediği, icra mahkemesince davanın reddedildiği, ve temyiz edilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, çıkarılan yenileme muhtırasının iptali halinde davacının bu davayı açmakta hukuki yararının sona ereceği, bu nedenle dava sonucunun beklenmesinin gerektiği-
