Mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, Kepez Belediye Başkanlığından gönderilen yazı cevabı içeriği ile tedavüllü tapu kaydında belirtilen imar uygulamasına ilişkin beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli, çekişmeli taşınmazı kapsayan imar uygulamasına ilişkin tüm plan, harita ve ilgili diğer bilgi ve belgeler getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle bozma ilamında belirtildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak ve özellikle 1996 tarihli imar uygulaması ve en son tarihli imar uygulaması ile ilk tesis kadastrosu ve yenileme kadastrosuna ait harita ve paftaların çakıştırılması suretiyle denetime elverişli rapor alınmalı ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmelidir. HMK’nin 26. maddesi uyarınca mahkemenin taleple bağlı olup talepten fazlasına hükmedemeyeceği de gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
9. HD. 30.06.2022 T. E: 7253 , K: 8583
9. HD. 30.06.2022 T. E: 7254 , K: 8584
9. HD. 30.06.2022 T. E: 6473 , K: 8574
Bozma kararında "aracın teknik donanımını gösteren bilgi ve belgeler temin edilmeden düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir" denilmişse de, takip konusu araç borçlu şirket tarafından alacaklıya satılmış olup, aracın teknik donanımını gösteren bilgi ve belgeler borçlu şirket tarafından dosyaya sunulması gerektiğinden ve icra mahkemesince "takip konusu aracın teknik donanımını bildiren bilgi ve belgelerin sunulması" için taraflara on beş günlük kesin süre verilmesine rağmen, borçlu vekili tarafından sadece fatura fotokopisi sunulduğundan, bu durumda dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre başka bir sonuca ulaşılamayacağı ve anılan bilirkişi raporuna göre davaya konu aracın değerinin tespitine dair verilen yerel mahkeme kararının isabetli olduğu-
İtiraz hakem heyetince, davacının geçici işgöremezlik döneminde maluliyet oranı %100 kabul edileceğinden bu oran ile efor kaybı tazminatı verilen oran arasındaki miktar kadar geçici işgöremezlik zararının hesaplanıp hüküm altına alınması ve sürekli işgöremezlik tazminatının efor kaybı dahil edilmeksizin belirlenmesi gerekirken aynı dönem için hem efor kaybı tazminatı hem de geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davacının hem ilk başvurusunda hem de ıslah ile talebini yükselttiğinde alacağa yasal faiz uygulanmasını talep etmesine rağmen, Hakem Heyetince taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde avans faizi işletilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu, ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği- Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
9. HD. 28.06.2022 T. E: 3725 , K: 8385
9. HD. 28.06.2022 T. E: 6774 , K: 8371
İtiraz Hakem Heyetince davacının %25 maluliyet oranıyla kendisini bağladığı dikkate alınarak, sürekli maluliyet zararının %25 oranı üzerinden (karar sadece davalı vekilince temyiz edildiğinden, önceki karara esas alınan 28/03/2018 tarihli aktüer raporundaki diğer veriler aynı kalmak ve işlemiş/işleyecek devre hesabında 2018 yılının esas alınması suretiyle) hesap yapılması için aynı bilirkişiden ek rapor alınarak temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar ve talepten fazlaya hükmedilemeyeceği kuralı da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekeceği- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığı-