Kaçak elektrik tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olup, aksi de ispat edilmedikçe, doğru olduğunun kabulü gerekeceğinden, mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararı ilamı doğrultusunda dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek talep edilen kaçak elektrik bedelinin yönetmelik ve kurul kararlarında açıklanan yöntemle hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınması gerektiği-
Hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıaların hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcı olduğu-
Ceza mahkemesinin davalı-senet lehtarı sanık hakkındaki mahkumiyet kararı içeren kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi halinde, hukuk mahkemesince senedin borçlu-murisin düzenleme tarihinden öncesine ait mukayese imzaların ilgili yerlerden getirtilip HMK. mad. 211 uyarınca imza incelemesi yaptırılması gerektiği- Senette murise atfedilen bir imza bulunması halinde, senetteki parmak izinin incelenmesine gerek bulunmadığı-
Ceza Mahkemesince verilen beraat hükmünün görülmekte olan davada mahkemeyi bağladığından ve ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararının görülmekte olan dava yönünden de kesin hüküm oluşacağından söz edilemeyeceği- Abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abonenin de müteselsilen sorumlu olacağı-
Davalı hakkında kaçak elektrik hırsızlığı suçundan açılan davada delil yetersizliği sebebiyle verilen beraat kararı ilgi tutularak, kaçak tahakkukuna yönelik faturanın iptaline dair Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu- Davacı tarafın, sayaca müdahale ederek elektrik kullanması eylemi, kaçak elektrik kullanımı olarak nitelenerek, talep edilen kaçak tahakkuk bedellerinin yönetmelik ve 622 s. Kurul kararında açıklanan yöntemle hesaplanması gerektiği-
Davaya dayanak oluşturan icra takibi sırasında, davacı borçlunun huzurunda düzenlenen haciz tutanağında davacının imzalı beyanıyla borcu kabul ederek "ödeme taahhüdünde" bulunması karşısında, menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu-
Ceza mahkemesi ilamının maddi olguya ilişkin tespitleri hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olduğundan, HMK. mad. 165 gereğince, sulh ceza mahkemesinde açılmış ceza dosyasının, kurum zararının giderilmesi istemine ilişkin davada bekletici sorun yapılması gerektiği-
Hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıaların hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcı olduğu- Davacı dava dilekçesinde tehdit nedeniyle de manevi tazminat isteminde bulunduğuna ve ceza mahkemesinin bu suç ile ilgili kesinleşen kararı da mevcut olduğuna göre yerel mahkemece olayın gelişimine uygun bir miktar  manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-