İcra mahkemesince, 5411 sayılı yasanın geçici 13. maddesi ile 136. maddesi ve İİK.’ nun 206. vd. maddelerinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde şikâyetçinin 3. kişilerin alacaklarının muvazaalı olduğuna dair bir iddiasının bulunmadığı ve buna dair genel mahkemelerde açmış olduğu bir davanın da mevcut bulunmadığı gerekçesiyle şikâyetin reddine karar vermiş olmasında yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-
Davacı vekilince başlatılan icra takibinin 2009 yılına ait olduğu, davalının rehninin ise 2006 tarihinde tesis edildiği, rehnin icra takibinden önce tesis edilmesi nedeniyle açılan davanın sübut bulmadığı-
Sıra cetveline yönelik şikayetlerde icra mahkemesinin,sıra cetvelinde hukuka uygun olmayan kısımları göstererek sıra cetvelinin iptaline karar vermekle yetinmesinin gerekeceği-
Şikâyet olunanın haczinin düşmemiş olduğu, asıl davada şikâyetçinin alacağının dayanağı olan ipoteğin şikâyet olunanın ihtiyati haczinden sonra konulduğu, birleşen davadaki şikâyetçinin alacağının imtiyazlı olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 142. maddesi uyarınca sıra cetveline karşı her alacaklının ilgilisine dava açarak itiraz edebileceği, hükümde bu hak, alacaklılara tanınmış olup, kural olarak borçlunun düzenlenen sıra cetvelindeki sıraya itiraz hakkının bulunmadığı-
Gümrük vergileri ve resimleri rüçhanlı olup, gümrük vergisine tabi eşyanın satışından elde edilen paradan öncelikle ödeneceği, bu nedenle gümrük vergilerinden doğan alacağın rüçhanlı olabilmesi için, gümrüğe tabi eşyanın veya bu eşya satılmışsa, satış bedelinin iflas masasında olması şart olup, diğer malların satış bedelinden gümrük vergilerinin ödenmesinin mümkün olmadığı-
Sıra cetvelinin iptali istemine ilişkin yapılan şikayette, mahkemece şikayetçinin geçerli bir haczi olduğu kabul edilerek şikayet olunan yönünden inceleme yapılmasının gerekeceği-