TBK'nun 100. maddesi uyarınca, İİK'nun 71. maddesi kapsamında yapılan kısmi ödemelerin, öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekeceği-
Borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemelerin ana paradan mahsup edilemeyeceği, TBK'nun 100/1. maddesinin dikkate alınması için takip talebinde ayrıca istenilmesi gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça re'sen dikkate alınması gerekeceği ve İİK. mad. 71 kapsamında kalan kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekeceği-
İİK. mad 169 uyarınca yapılan itfaya ilişkin itirazda, ödemelerden takipten önce alacaklı şirketin haberdar edildiği ispatlanamadığından, anılan ödemenin kısmi ödeme olduğunun kabulü gerektiği- Mahkemece, TBK. mad. 100 ve İİK. mad. 169/a gözetilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masrafları dikkate alınarak borç miktarının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
1475 sayılı İş Kanununun 14 ve 4857 sayılı İş Kanunun 120 nci maddesi uyarınca, işverenin, kıdem tazminatı borcu bakımından, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşeceği- Diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdünin gerçekleşeceği-
TBK. mad. 100 (BK. mad. 84) uyarınca, ödemelerin öncelikle gecikme faizinden mahsup edilmesi gerekir ise de, davalı kooperatifin aksi yönde bir genel kurul kararı ya da uygulamasının bulunması halinde ödemelerin asıl alacaktan mahsubunun da mümkün olacağı-Tüm genel kurul tutanaklarının davalı kooperatiften, temin edilemezse ilgili Ticaret Sicili Memurluğu'ndan getirtilmesinden sonra kooperatif uygulamaları konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla, ödemelerin asıl alacaktan mahsubu yönünde genel kurul kararı ya da tüm defter ve kayıtları incelenerek bu yönde bir fiili bir uygulama olup olmadığı da tespit edilip, takip tarihi itibariyle davacının asıl alacak ve işlemiş faiz borcu ile ilgili ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
TBK. mad. 100 uyarınca, İİK'nun 33. maddesi kapsamında kalan kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan mahsup edilmesi her ödemede bakiye alacağın bu suretle saptanması gerektiği-
Borçlunun, dosya borcunun ödendiğini ileri sürerek hacizlerin kaldırılması talebinin icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine, memurluk kararının iptali ile belediyelerdeki alacakları üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine yaptığı başvuruda, şikayet tarihine kadar ki, borç ödemelerinin esas alınması gerektiği- Yapılan ilk ödeme tarihine kadar, alacağa işleyecek faizden, TBK'nun 100. maddesi gereği, öncelikle faiz kaynaklı alacağın düşülmesi ve bu hesaplamanın her bir ödeme tarihine göre ayrı ayrı yapılması gerektiği halde, dönemsel ödemeler yapıldığı gözetilmeksizin ve alacaklının alacağına faiz işletilmeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu-
Finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin davada, hükmü izlemeye elverişli gerekçeli karar oluşturulmak üzere, taraflar arasındaki sözleşmelerin bütün maddeleri irdelenip, bilirkişinin takdirini mahkemeye bıraktığı seçeneklerden hangisine ne surette itibar edildiği gösterilmek suretiyle karar verilmesi gerekeceği-
Şirket çalışanı U. T. 'nun e-posta gönderisindeki "konu yükle alakalı 3 konteyner ile ilgili storage ve demoragge masraflarını teyit ediyoruz , yine bizim tarafımızdan ödenecektir, gümrük ve demoraj masrafları" beyanları dikkate alınarak davalının davacıya ihtarname tarihi itibarıyla borçlu olduğu kabul edilerek, davacı vekilinin dava konusu alacağa karar tarihindeki döviz satış kuru karşılığını talep ederek ihtarname tarihinden itibaren reeskont faizinin uygulanmasını talep etmiş ise de 818 sayılı BK. mad. 83 uyarınca vade veya fiil ödeme tarihindeki satış kuru üzerinden yabancı para karşılığı TL istenebileceğinden davalının temerrüte düştüğü vade tarihi itibarıyla yabancı para efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek alacağın davalının temerrüte düştüğü vade tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte davalıdan tahsil edilmesi gerektiği-
İlama dayalı takipte borcun ödendiği iddiasının, İİK'nun 33. maddesinde belirtilen belgeler ile ispat edileceği- Nafaka borçları yönünden yapılan ödemelerin, aylık nafaka miktarına ve bu miktarın katlarına denk gelecek şekilde düzenli olarak yapılması durumunda, ödeme belgelerinde nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair atıf olmasa dahi, bu ödemelerin nafaka borcundan mahsubunun hakkaniyet kurallarına uygun düşeceği-