Ödeme bilgileri hatalı hesaplandığından, borç miktarının belirlenmesi için gerektiğinde ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerektiği-
Ödeme belgeleri, borcu sona erdiren, uygulamada ki söyleyişle "borcu söndüren belgeler" olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği- Davalı tarafından ileri sürülen ödeme belgeleri incelenerek, işlemiş faiz hesabının yaptırılması ile takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK mad. 100 hükümleri de gözetilerek hüküm kurulması ve alacak likid olmadığından ve belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün 2014/3704 Esas sayılı icra dosyasında yapılan itirazın iptali ve tazminat istemi-
Yapılan ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması gerektiği gecikme halinde borçlunun, faiz ve masrafları ödemeden yaptığı kısmi ödemelerin ana paradan mahsup edilmeyeceği-Bu hususun takip talebinde, istek olmasa da memurlukça re'sen dikkate alınması gerektiği bu nedenle borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağının saptanması gerektiği- Nafaka kaldırılmasına ilişkin bir karar olmadığı müddetçe nafaka işlemeye devam edeceği- Haczin kalkması durumunda bile nafakanın son bulmayacağı- 
Alacaklı vekilinin tevdi mahalli tayini kararından takip tarihi itibariyle haberi olmaması halinde, borçlu hakkında icra takibi başlatmakta haklı olduğunun kabulü gerektiği ve bu durumda borçlunun ödemesi takipten sonraki kısmi ödeme olduğundan, TBK. mad. 100 gereğince, öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarından düşülerek icra müdürlüğünce bakiye borç hesabında dikkate alınacağı- Dosya hesabı yapıldığında borçlunun buna karşı da her zaman şikayet hakkı bulunduğu- Takip öncesi ödeme olmadığı dikkate alındığında, miktar yönünden icra emrinin düzeltilmesine gerek bulunmadığı-
Alacaklının takipten önce ödemeden haberdar olmaması halinde, takip yapmakta haklı olduğu- TBK. mad. 100 uyarınca, yapılan ödemenin öncelikle takip masrafları (icra vekalet ücreti dahil) ve faize mahsup edileceği göz önünde bulundurularak bakiye alacağın belirlenmesi gerektiği- Takip masrafları dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı anlaşılan ek bilirkişi raporuna itibar edilmesinin hatalı olduğu-
Tasarrufun iptali ilamı gereğince üçüncü kişinin sorumluluğu icra takibine konu asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olduğu- İlamda faiz konusunda bir hüküm bulunmasa bile icraya konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmeyen ilamda hüküm altına alınan alacağa karar tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğinden, üçüncü kişinin sorumluluğunun asıl alacak ve ferileri ile tasarrufun iptali ilamının karar tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen yasal faiz ile sınırlı olduğu- Mahkemece, TBK. mad. 100 uyarınca; takipte kesinleşen miktar üzerinden hesap tarihine kadar yapılan ödemeler de dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması ve borçlu ile üçüncü kişi yönünden ayrı ayrı bakiye dosya borcunun hesaplanması ve bakiye dosya borcu belirlenmesi gerektiği-
Ödenmemiş asıl alacak ve işlemiş faizin dava tarihi itibariyle buldurulup asıl alacağa son ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanacak şekilde hüküm verilmesi gerektiği-
Kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan mahsup edileceği kuralının bulunduğu-
Borçlu tarafından yapılan kısmi ödemelerle ilgili Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi hükmü göz önünde tutularak, kısmi ödemelerin, öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise, asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın saptanması suretiyle hesap yöntemini de açıklayan ayrıntılı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli nitelikte bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiği-